Aşağıda belirtilen hallerde, fail hakkında verilecek cezanın arttırılması söz konusudur:
- TCK m. 188/4-a’da uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfinveya bazmorfin olması, olması durumunda cezanın yarı oranında artırılması öngörülmüştür.
- TCK m. 188/5’da suçun üç veya daha fazla kişitarafından birlikte islenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş̧ bir örgütün faaliyeti çerçevesinde islenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılacağı düzenlenmiştir. Belirtilmelidir ki suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde suç işlemek amacına yönelik örgüt kurmaktan, kurulmuş örgütü yönetmekten, bu örgüte üye olmaktan dolayı ayrıca cezaya hükmedilecektir.
- TCK m. 188/8’de suçun, tabip, diş̧ tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş̧ teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticaretiile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı öngörülmüştür.
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocukolması halinde ise cezanın on beş yıldan az olamayacağı düzenlenmiştir. Burada maddenin verilme veya satılma anında çocuğun yaşına göre göre bir değerlendirme yapılmaktadır.
- Suçun okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulanbina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi durumunda da cezanın yarı oranında artırılacağı düzenlenmiştir.
UYUŞTURUCU TİCARETİ SUÇUNDA CEZAYI HAFİFLETEN HAL
TCK m. 188/6 uyarınca, üretimi resmî makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü maddenin, ilgili madde kapsamına girdiği belirtilmiş, ancak söz konusu maddeler yönünden verilecek cezanın yarısına kadar indirilebileceği düzenlenmiştir.
Bu noktada suça konu maddenin resmî makamların iznine bağlı olup olmadığı, yine satışının yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olup olmadığı yetkili mercilerce tespit edilecektir. Uyuşturucu maddenin etken maddesi doğuran madde olup olmadığı Adli Tıp Kurumunca tespit edilecek ve yapılan araştırma neticesinde ortaya çıkan sonuca göre cezadan indirim yapılacaktır.
KULLANMAK AMACIYLA UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE SATIN ALMA, KABUL ETME VEYA BULUNDURMA SUÇUNUN UYUŞTURUCU TİCARETİ SUÇLARINDAN AYIRT EDİLMESİ
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılması TCK m. 191/1’de suç olarak düzenlenmiştir. Uyuşturucu/uyarıcı maddenin satın alınmasının, kabul edilmesinin yahut bulundurulmasının ticari amaçlı gerçekleştirilmesi ile kullanım amaçlı gerçekleştirilmesi halinde uygulanacak yaptırımlar arasında büyük fark bulunmaktadır. Bu çerçevede TCK’nın ilgili hükümlerinin uygulanmasında en önemli hususlardan biri, ticari ile kullanım amaçlı satın alma, kabul etme ve bulundurma fiillerinin birbirinden ayrılması, failin maddeyi bulundurma amacının nasıl tespit edileceğinin belirlenmesidir.
Kullanma amacının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve Yargıtay kararlarında da belirlenmiş bazı kriterler vardır (YCGK 2017/9-378 E., 2018/618 K. T. 06.12.2018):
- Failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediği;
- Uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimi:Uyuşturucunun ev veya iş yerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlemesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir;
- Bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktarı:. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucumaddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran kişinin bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermektedir.
Görüleceği üzere, madde miktarı ticaret veya kullanım kastını belirlemede tek ölçüt değildir. Bu sebeple, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak miktar ölçütü dışında somut olayın özelliklerine göre de değerlendirme yapılmalıdır. Ancak özellikle çok sayıda paketçiğin ele geçirilmesi gibi durumlarda, ortamda hassas terazi, ambalaj malzemesi gibi bulgular yoksa ele geçirilen madde miktarı daha dikkatli incelenmektedir.
Suç kastının belirlenmesi hususunda, bulundurulan her bir uyuşturucu veya uyarıcı maddeye ilişkin şahsi kullanım miktarını net rakamlarla belirlemek mümkün değildir. Örneğin Yargıtay tarafından esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri kabul edilmiştir. (YCGK 2017/9-378 E., 2018/618 K., T. 6.12.2018) Eroin, kokain gibi maddelerin ise tüketiminin her kullanımda genelde bir gramın altındaki miktarlarda gerçekleştiği Yargıtay içtihadı ile kabul edilmektedir. Bu kabulde sert uyuşturucular olarak tanınan bu maddelerin insan vücuduna etkileri göz önüne alınmaktadır. Bu sebeple bu maddelere ilişkin nitelendirmede esrar maddesinde olduğu gibi bir rakam belirlenmesi yolu genellikle izlenmemektedir. Yargıtay eroin, kokain vb. maddelerin piyasa fiyatlarının yüksekliğini, her durumda temin edilmelerinin esrar kadar kolay olmadığını; failin yaşadığı yer ve maddeye ulaşma imkânı, gelir durumu ve maddeyi saklama biçimi gibi hususları göz önüne alınarak 3-4 gram ve üstündeki maddelerde uyuşturucu madde ticareti kastıyla hareket edildiğini kabul etme eğilimindedir (Bkz. Yargıtay 10. CD 2009/84 E. 2014/140 K., 09.01.2014 T.).
Burada önemli olan husus, tüm kriterlerin birlikte değerlendirilmesi, somut olayın özellikleri çerçevesinde yapılacak bütünsel bir değerlendirme ile sonuca ulaşılmasıdır. Dolayısıyla yapılacak etraflı değerlendirme neticesinde, ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş, her türlü şüpheden uzak, kesin delillerle uyuşturucu madde ticareti yapıldığı gösterilebiliyorsa kişinin mahkumiyetine karar verilebileceği kabul edilmelidir.
UYUŞTURUCU TİCARETİ SUÇLARINDA ETKİN PİŞMANLIK
Kanun koyucu, iştirak halinde yahut örgüt faaliyeti kapsamında işlenen uyuşturucu ticareti suçlarında tüm faillerin tespiti ve cezalandırılabilmesi suretiyle kamu düzeninin etkin tesisini sağlamak amacıyla, birtakım etkin pişmanlık halleri düzenlemiştir. TCK m. 192 ile düzenlenen bu özel etkin pişmanlık hali, uyuşturucu ticareti suçları yönünden ceza verilmesini engelleyen yahut verilecek cezanın azaltılmasını sağlamaktadır. Buna göre:
- Suça iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarınıve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse ve verilen bilgi suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlar ise kişi hakkında cezaya hükmolunmayacaktır.
- Suç resmi makamlarca haber alındıktan sonraise, gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilecektir.
UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ SUÇUNDA DAVA ZAMANAŞIMI VE GÖREVLİ MAHKEME
TCK m. 66 ile gösterildiği üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının her biri için dava zaman aşımı 20 yıldır. Kanunda yazılı hallerin oluşması durumunda belirtilen süre en fazla yarısı kadar, toplamda 30 yıla kadar uzayabilir. Süreyi dürdürecek veya kesecek hallerin ortaya çıkmadığı durumlarda kamu davası, anılan sürelerin geçmesi ile düşecek, artık fail aleyhinde bir hüküm verilemeyecektir. Bu sürenin hesaplanmasında uzman bir hukukçudan yardım alınmasında yarar vardır.
TCK m. 188 ile düzenlenen suçlarda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemeleridir.
UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ SUÇUNDA İNFAZ
TCK m. 188 ile düzenlenen suçlar, toplum sağlığı ve kamu düzeni üzerinde ciddi tehdit oluşturduğu kabul edildiğinden ceza muhakemesi hukuku ile infaz hukukunda birtakım ayrık neticelere bağlanmıştır.
Cezaların infazını düzenleyen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (“CGTİK”) ile infaza ilişkin diğer mevzuat hükümlerinde TCK m. 188 uyarınca mahkumiyetine karar veren hükümlülerin durumu ayrıca düzenlenmiştir. Kamuoyunda “infaz paketi” olarak anılan ve sıklıkla tartışma konusu olan yeni infaz rejimi düzenlemelerinde de bu suçun hükümlüleri hakkında koşullu salıverilme süresi, açık cezaevine ayrılma vb. hususlarda istisnai düzenlemeler öngörülmektedir. Bu sebeplerle TCK m. 188 ile düzenlenen suçların infaz sürecinin titizlikle takip edilmesi, infaz başvurularının yapılmasında güncel mevzuatın gözetilmesi gerekir.




