
(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karsı Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı, re’sen veya istem
üzerine, ilâmın kendisine verildigi tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir.
Sanıgın lehine itirazda süre aranmaz.
(2) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) Itiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
(3) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse
kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Bassavcılıgının Itiraz Yetkisi
Madde 308/A
(1) (Degisik cümle: 28/3/2023-7445/22 md.) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki
kararlarına karsı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet bassavcılıgı, re’sen veya istem üzerine, kararın
kendisine verildigi tarihten itibaren bir ay içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanıgın lehine
itirazda süre aranmaz. (Ek cümleler: 28/3/2023-7445/22 md.) Sanık aleyhine itiraz edilebilmesi için
kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunlu olup, bu itiraz sanık veya müdafiine daire
tarafından teblig olunur. Tebligat, ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla
geçerli olur. Ilgililer, tebligden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir. (Degisik cümleler:
17/10/2019-7188/30 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını
düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri baskanlar kuruluna gönderir. Kurula
gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin baskanı veya görevlendirecegi üye tarafından
kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. (Ek cümleler: 17/10/2019-7188/30 md.) Kurulun itirazın
kabulüne iliskin kararları, geregi için dairesine gönderilir. Kurulun verdigi kararlar kesindir. Dörtten
fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire
baskanları arasından belirlenen ve dört üyeden olusan baskanlar kurulu bu incelemeyi yapar. Baskanlar
kurulunun bu maddeye iliskin çalısma usul ve esasları, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.
CMK 308 (YARGITAY CUMHURIYET BASSAVCISININ ITIRAZ YETKISI) EMSAL
YARGITAY KARARLARI
Ceza Genel Kurulu 2022/90 E. , 2022/190 K.
CMK 308
CMK’nın 308. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna, Yargıtay Ceza Dairelerinden biri tarafından temyiz
veya kanun yararına bozma incelemesi sonucu verilen kararlar konu olabilir. Ceza Genel Kurulu kararları
aleyhine itiraz edilemez.
Bölge Adliye Mahkemeleri ile kanunda açık hüküm bulunması durumunda ilk derece mahkemeleri
kararlarının, temyizi sonucu Yargıtay ilgili Ceza Dairesince incelenmesi ile olagan kanun yolları sona
ermektedir. Ancak bu asamadan sonra 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca olaganüstü kanun
yolu olan Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı’nın itirazı gündeme gelebilecektir.
5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna, Yargıtay Ceza Dairelerinden biri
tarafından temyiz veya kanun yararına bozma incelemesi sonucu verilen kararlar konu olabilecektir. Her
ne kadar olaganüstü kanun yollarına, kesin ve kesinlesmis kararlara karsı gidilebildigi belirtilmis ise de
Ceza Genel Kurulunun 01.10.2013 tarihli ve 314-394 sayılı kararı basta olmak üzere istikrar kazanmıs
kararları ve yerlesmis uygulamaya göre ceza dairelerince verilen bozma kararlarına karsı da olaganüstü
itiraz kanun yoluna basvurabilir. Itiraz, daire kararında gerek maddî ve gerek usul hukukuna aykırı
oldugu saptanan hususlara yönelik olabilir. Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı itiraz yasa yoluna
basvurusunu “itirazname” denilen belgeyi düzenleyerek yapar. Itiraz basvurusunda itiraz nedenlerinin
açık ve gerekçesiyle birlikte yazılı olarak bildirilmesi gerekir.
Görüldügü gibi bu yol, Yargıtay Ceza Daireleri kararlarına karsı basvurulan olaganüstü bir kanun yolu
olup bu yetki Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısına aittir. Yargıtay Cumhuriyet savcıları Yargıtay
Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı adına bu yetkiyi kullanır. Yargıtay
Cumhuriyet Bassavcılıgının olaganüstü kanun yollarından birisi olan itiraz kanun yoluna basvurabilmesi
için ön kosul; Yargıtay ceza daireleri tarafından temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesidir.
Hakkında temyiz incelemesi yapılarak hüküm kurulmayan sanık hakkında itiraz kanun yoluna
basvurulması mümkün degildir.
Kanun’da, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının ilamın kendisine verildigi tarihten itibaren 30 gün içinde
ceza daireleri kararlarına karsı itiraz kanun yoluna basvurabilecegi öngörülmüs, ancak sanık lehine
itirazlarda süre aranmayacagı kuralı benimsenmistir. Buna göre, sanık aleyhine sonuç doguracak sekilde
belirlenen aykırılıklarla ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısına tanınan ve olaganüstü bir kanun
yolu olan itiraz 30 günlük süre ile sınırlandırılmıs olup, bu süre Özel Daire kararının Yargıtay
Cumhuriyet Bassavcılıgına verildigi tarihten itibaren baslayacak, süre geçtikten sonra sanık aleyhine
itiraz yoluna gidilemeyecektir. Olaganüstü olmak, kesinlesmis kararlara karsı istisnai bir denetim yolu
saglamak demektir. Bassavcının itirazı yolunun “istisnai” nitelikte olması, eger baska denetim yolu varsa,
onun kullanılmasını gerektirir. Bununla birlikte 5271 sayılı CMK’nın olaganüstü kanun yolları
bölümünde yer alan 308. maddesinde düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı’nın itirazının, Özel
Daire kararlarındaki hukuka aykırılıkların, Ceza Genel Kurulu tarafından giderilmesini isteme ve bu
yolla içtihat birligini saglama islevini görmesi ve ayrıca kamuoyunun tatminine yönelik bir yönü de
bulunmaktadır. Buna karsın Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itirazına hangi hâllerde basvurulacagına
ve hangi hukuka aykırılıkların bu yolla denetlenecegine iliskin Kanun metninde bir açıklık
bulunmamakta ise de olaganüstü bir kanun yolu olan itiraz kanun yoluna basvurabilmek için hukuka
aykırılık hâlinin ciddi boyutlara ulasması gerekmektedir. Ciddi boyutlara ulasmayan veya sonuca etkili
olmayan kanuna aykırılıkların bu yöntemle denetlenmesi, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itirazının
amaç ve kapsamıyla bagdasmayacaktır.
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgı itirazının kapsamı günümüze kadar çesitli Ceza Genel Kurulu
kararlarına konu olmus, bu baglamda; “elestiriye iliskin düsüncelerin reddine dair daire kararlarının itiraz
olunabilecek nitelikte kararlardan olmadıkları” (CGK’nın 16.11.1964 tarih ve 470-464), “kabule göre
yapılan bozmalara karsı Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itiraz yoluna basvuramayacagı” (CGK’nın
17.03.1998 tarih 18-91 ve 07.02.2012 tarih 297-22), “Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgı itirazının
olaganüstü bir yasa yolu olması nedeniyle sonuca etkili olmayacak türden hukuka aykırılıkların bu yasa
yoluna konu olamayacagı” (CGK’nın 30.11.2010 tarih ve 233-241) “Yargıtay Ceza Daireleri tarafından
verilen sanıgının tutukluluk hâlinin devamına iliskin kararlara karsı, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının
olaganüstü itiraz yasa yoluna basvurma yetkisinin bulunmadıgı” (CGK’nın 29.03.2011 tarih ve 49-28),
“görev konusunun Yargıtayca inceleme konusu dahi yapılamayacagı bir durumda, Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcılıgının kesin nitelikteki merci tayini kararını hükümsüz kılacak bir sonuç dogmasına neden
olacak sekilde itiraz yasa yoluna basvurma olanagının bulunmadıgı” (CGK’nın 27.12.2011 tarih ve
158-296) kabul edilmek suretiyle Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itiraz yetkisinin belirli yönlerden
sınırlandırılması gerektigine karar verilmistir.
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgınca gösterilen itiraz nedeniyle baglı olunup olunmadıgı hususunda
gerek 1412 sayılı CMUK’da, gerekse 5271 sayılı CMK’da herhangi bir açıklık bulunmamakla birlikte,
Ceza Genel Kurulunun 24.03.2009 tarihli ve 212-67, 11.04.2006 tarihli ve 55-115 ile 22.2.1988 tarihli ve
18 sayılı kararlarında vurgulandıgı gibi, bu güne kadar istikrarlı olarak sürdürülen uygulamaya göre Ceza
Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgınca gösterilen itiraz nedenleri ile baglı olmadan, itiraza
gelinen sanık ve suç ile ilgili olarak inceleme yapmakta ve tespit ettigi tüm hukuka aykırılıkları bozma
nedeni yapabilmektedir. Ceza Genel Kurulunun 17.12.2020 tarihli ve 346-527 sayılı kararında ise;
temyiz incelemesine konu olan hukuki sorun hakkında, Yargıtay Özel Daire kararı ile Yargıtay
Cumhuriyet Bassavcılıgının görüsü arasında farklılık oldugu için, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgınca
itiraz kanun yoluna basvuruldugu, itiraz kanun yolu üzerine verilen kararın, Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcılıgı görüsünün kabulü veya reddi oldugu, Ceza Genel Kurulu, itiraznamede ileri sürülen
sebeplerle baglı olmamakla birlikte, itiraz kanun yolunda Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgınca
gösterilen itiraz sebeplerinin hukuki degerlendirmenin esasını olusturdugu, itiraz kanun yolu üzerine
Ceza Genel Kurulunca yapılan inceleme, tarafların iradesi dısında ve Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcılıgının basvurması üzerine yapıldıgı, Ceza Genel Kurulu, itiraz kanun yolunda itiraz mercisi
olup itirazı kabul ettigi durumlarda özel dairenin yerine geçerek bir karar verdigi kabul edilmistir.
Öte yandan 1412 sayılı CMUK’nın temyize iliskin hükümleri arasında yer alan karar düzeltme yoluna
5271 sayılı CMK’da yer verilmemis ancak 19.12.2006 tarihinde yürürlüge giren 5560 sayılı Kanun’un 29.
maddesiyle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasına eklenen “Yargıtay ceza daireleri ile
Ceza Genel Kurulu kararlarındaki yazıma iliskin maddi hataların düzeltilmesi için Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcısı, ilgili ceza dairesi veya Ceza Genel Kuruluna basvurabilir.” cümlesiyle sadece yazıma iliskin
maddi hataların düzeltilmesi ile sınırlı olarak Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısına ilgili Ceza Dairesi veya
Ceza Genel Kuruluna basvuru yetkisi tanınmıstır.
1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi geregince hâlen yürürlükte bulunan
uyusmazlıkla ilgili 326/3. maddesinde; “Yargıtaydan verilen bozma kararına mahkemelerin ısrar hakkı
vardır. Israr üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymak mecburidir.” hükmü yer
almakta olup, bozma kararı üzerine yerel mahkemece verilen direnme kararının incelenmesi sonucu Ceza
Genel Kurulunca verilen kararlara uyma zorunlulugu bulunmaktadır.
Gerek yerel mahkemelerce verilen direnme kararları üzerine gerekse Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının
Ceza Dairelerinden birinin kararına karsı itirazı nedeniyle Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karsı
veya Ceza Genel Kurulunca Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgının itirazının reddedilmesi üzerine aynı
ceza dairesinin kararı için tekrar Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itiraz yetkisi olduguna iliskin kanuni
bir düzenleme ise bulunmamaktadır. 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinde düzenlenen Yargıtay
Cumhuriyet Bassavcısının itirazı kurumunun, olaganüstü bir kanun yolu olması ve istisnai niteligi
nedeniyle, maddenin kapsamının kıyas yoluyla genisletilmesi de mümkün degildir. Nitekim ögretide de;
5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinde düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itiraz yetkisinin,
sadece Yargıtay Ceza Dairelerinin kararlarına karsı gidilebilen bir kanun yolu oldugu vurgulanmıs olup
Ceza Genel Kurulunun 19.01.2016 tarihli ve 911-1 sayılı kararında da bu husus kabul edilmistir.
Ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itirazı üzerine dosya, Ceza Genel Kuruluna degil, kararına
itiraz edilen daireye gönderilecektir. Itiraz yerinde görülürse dairece karar düzeltilecek, aksi hâlde itiraz
incelenmek üzere dosya Ceza Genel Kurulunun önüne gelecektir. Kararına karsı itiraz edilen ceza
dairesinin, kısmen kabul kararı da verebilecegi Yargıtay tarafından kabul edilmistir. Ancak bu durumda
itirazın, Bassavcı ve ceza dairesince fikir birligine varılmayan noktaları hakkında karar verilebilmesi
adına dosya Ceza Genel Kurulu önüne gelecektir. Ceza Genel Kurulunca deginilen bir baska mesele de
kararına itiraz üzerine ceza dairesince verilen karara tekrar itiraz edilebilecegi kabulüdür. Buna göre
ikinci itiraz sonucu dosya artık direkt Ceza Genel Kurulu önüne gelecektir. Ceza Genel Kurulunun kabul
ettigi anlayısa göre, ceza dairesi kararını, Bassavcı tarafından hazırlanan itirazname ile baglı olmaksızın
düzeltebilecektir. Bassavcı, hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılması için görüs bildirmektedir. Onun
görüsü ne ceza daireleri bakımından ne de Ceza Genel Kurulu bakımından baglayıcıdır (Ceza Genel
Kurulunun 22.10.2013 tarihli ve 1298-418 sayılı kararı). Itiraz edilemez bir karar veya sanık aleyhine
süresi içerisinde yapılmamıs bir itiraz mevzu bahisse, Ceza Genel Kurulu, itirazı usulden reddedecektir;
aksi hâlde maddi incelemeye geçerek, itirazı yerinde bulmazsa bu sefer esastan reddedecektir. Ret kararı
sonrası, aynı ceza dairesi kararı için tekrar olaganüstü itiraz kanun yoluna basvurulamaz. Itirazın
reddedilmesi üzerine, ilk basta itiraz hiç yapılmamıs olsa idi ne yapılacaksa o yapılacak; baska bir deyisle
aleyhine itiraz olunan ceza dairesi kararı tatbik edilecektir (Emre Oguz Meriç, D.E.Ü. Hukuk Fakültesi
Dergisi, Prof. Dr. Durmus Tezcan’a Armagan, C. 21, Özel …., 2019, …. 1097-1140, “Yargıtay
Cumhuriyet Bassavcısının Itirazı” isimli makale.).
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itirazına iliskin Ceza Genel Kurulu kararlarında kabul edilen anlayısa
ve ögretiye göre; özellikle teblignameye aykırı daire kararlarını izleyip inceleyen Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcısı, kendi tebligname görüsünün dogru oldugunda ısrar etmesi veya istisnai durumlarda
teblignamede belirtilmeyen ve ilk kez tespit edilen hukuka aykırılıkların varlıgı hâlinde olaganüstü itiraz
kanun yoluna basvurabilecektir. Bu yetki kullanılırken ceza dairesi kararındaki ciddi boyutlara ulasan ve
sonuca etkili olan tüm hukuka aykırılıklar, yapılacak ayrıntılı ve titiz inceleme sonucu tespit edilerek tek
seferde görüs açıklanmalı, hangi sanıga ve hükme karsı itiraz edildigi hususu gerekçeleriyle birlikte
süpheye yer bırakmayacak sekilde itiraznamede yer verilmelidir. Bu baglamda, Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcısının itiraz yetkisi; bu yolun olaganüstü kanun yolu olması, Ceza Genel Kurulu tarafından itiraz
nedenleriyle baglı olmadan tüm yönlerden inceleme yapılması ve kesinlesmis hükümlerin infaz
kabiliyetini zayıflatacak nitelikte sonuç doguran uygulamalardan kaçınılması gerektigi hususları da
dikkate alındıgında; daha önce ileri sürülen gerekçelerle aynı veya farklı olduguna bakılmaksızın aynı
ceza dairesi kararı için bir kez kullanılabilir (Ismail Malkoç-Mert Yüksektepe, Açıklamalar ve
Yorumlarla 5271 sayılı Yeni Ceza Muhakemesi Kanunu (Madde 203-335), 2. Cilt, Malkoç Kitabevi, …,
2008, …. 1671-1672; Emre Oguz Meriç, D.E.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi, Prof. Dr. Durmus Tezcan’a
Armagan, C. 21, Özel …., 2019, …. 1097-1140, “Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının Itirazı” isimli
makale.).
Bu açıklamalar ısıgında ön soruna iliskin uyusmazlık konusu degerlendirildiginde;
Isleme dayalı manipülasyon (piyasa dolandırıcılıgı) suçundan hakkında kamu davası açılan sanık …’ın
beraatine iliskin … 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 11.06.2014 tarihli ve 553-170 sayılı
hükmünün, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen
Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesince 30.03.2016 tarih ve 18395-14177 sayı ile bozulmasına karar
verildigi, bozmaya uyan … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli ve 216-64 sayılı kararı ile
sanık … hakkında isleme dayalı manipülasyon (piyasa dolandırıcılıgı) suçundan kurulan mahkûmiyet
hükmünün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 19.
Ceza Dairesince 23.05.2018 tarih ve 2514-6198 sayı ile onanmasına karar verildigi, Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcılıgınca 15.11.2018 tarih ve 87457 sayı ile; zamanasımı nedeniyle kamu davasının düsmesine
karar verilmesi gerektiginden bahisle Özel Dairenin onama kararının kaldırılması talebiyle olaganüstü
itiraz kanun yoluna basvuruldugu, itiraz üzerine dosyayı inceleyen Ceza Genel Kurulunca 02.03.2021
tarih ve 587-61 sayı ile; dava zamanasımının gerçeklesmedigi kabul edilerek haklı bir nedene
dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgı itirazının reddine karar verildigi, Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcılıgınca 10.11.2021 tarih ve 126339 sayı ile; hükme esas alınan bilirkisi raporlarının alanında
uzman olan kisiler tarafından düzenlenmedigi ve TCK’nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim
nedenleri hükmünün uygulanmasına yer olmadıgına karar verilirken yasal ve yeterli gerekçe
gösterilmedigi gerekçeleriyle, ilk itirazın konusu olan Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin
23.05.2018 tarihli ve 2514-6198 sayılı aynı kararına karsı olaganüstü itiraz kanun yoluna basvuruldugu
anlasılmıstır.
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının, özellikle teblignameye aykırı daire kararlarını incelemesi sonucu,
teblignamede yer alan görüsün dogru oldugunda ısrar etmesi veya istisnai durumlarda daha önce
belirtilmeyen ve ilk kez tespit edilen hukuka aykırılıkların varlıgı hâlinde itiraz yetkisini kullanabilmesi,
bu yetkinin, ceza dairesi kararlarındaki ciddi boyutlara ulasan ve sonuca etkili olan tüm hukuka
aykırılıkların, yapılacak ayrıntılı ve titiz inceleme sonucu tespit edilip, hangi sanıga ve hükme karsı itiraz
edildigi hususu gerekçeleriyle birlikte, süpheye yer bırakmayacak sekilde ve tek seferde açıklanarak
düzenlenecek olan itirazname aracılıgıyla kullanılabilir nitelikte olması, Ceza Genel Kurulunca Yargıtay
Cumhuriyet Bassavcılıgının itirazının reddedilmesi üzerine aynı ceza dairesinin kararı için tekrar
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itiraz yetkisi olduguna iliskin kanuni bir düzenleme bulunmaması,
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcının itirazı yolunun “istisnai” nitelikte ve olaganüstü kanun yollarından
olması, CMK’nın 308. maddesinde yer alan düzenlemenin kıyas yoluyla genisletilmesinin de mümkün
olmaması, Ceza Genel Kurulu tarafından itiraz nedenleriyle baglı olmadan tüm yönlerden inceleme
yapılması ve kesinlesmis hükümlerin infaz kabiliyetini zayıflatacak uygulamalardan kaçınmak gerekmesi
hususları da dikkate alındıgında; daha önce ileri sürülen gerekçelerle aynı veya farklı olduguna
bakılmaksızın Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itiraz yetkisinin, aynı ceza dairesi kararı için bir kez
kullanılabileceginin kabulü gerektigi, kaldı ki Ceza Genel Kurulunca itiraz nedenleriyle baglı olmadan
tüm yönlerden yapılan inceleme sonucu itirazın reddedilmesi üzerine, bu yetkinin aynı ceza dairesi
kararına karsı yeniden kullanımının aslında daire kararına degil, Ceza Genel Kurulunun önceki kararına
itiraz niteligi tasıdıgı ve Ceza Genel Kurulu kararlarına karsı olaganüstü itiraz kanun yoluna da
basvurulamayacagının anlasılması karsısında; Ceza Genel Kurulunca Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgı
itirazının reddedilmesi üzerine aynı ceza dairesi kararı için tekrar olaganüstü itiraz kanun yoluna
basvurulamayacagı kabul edilmelidir.
Ceza Genel Kurulu 2018/468 E. , 2020/398 K.
CMK 308
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgının itiraz yetkisi ve itirazname
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itiraz yetkisi, Yargıtay Ceza Daireleri kararlarına karsı basvurulan
olaganüstü bir kanun yolu olup bu yetki sadece Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısına aittir. Yargıtay
Cumhuriyet Savcıları Yargıtay Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı adına
bu yetkiyi kullanır.
Itiraz, daire kararında gerek maddî ve gerek usul hukukuna aykırı oldugu saptanan hususlara yönelik
olabilir. Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı itiraz yasa yoluna basvurusunu “itirazname” denilen belgeyi
düzenleyerek yapar. Itiraz basvurusunda itiraz nedenlerinin açık ve gerekçesiyle birlikte yazılı olarak
bildirilmesi gerekir.
Itiraz üzerine kararına itiraz edilen dairece itiraz yerinde görülmedigi takdirde dosya Yargıtay Ceza
Genel Kuruluna gönderilecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun da incelenmek üzere kendisine
gönderilen itirazın incelenebilir olup olmadıgını degerlendirilebileceginde kusku bulunmamaktadır.
Bu bilgiler ısıgında birinci ön sorun degerlendirildiginde;
Sanıklar …, …, … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik ve 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan
yapılan yargılama sonucunda sanıkların aynı suçlardan ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verildigi,
hükümlerin sanık … müdafisi ile sanıklar …, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Bassavcılıgının onama istekli teblignamesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza
Dairesinin 02.04.2018 tarihli ve 5354-3465 sayılı kararında; sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik
suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri hakkında bir karar verilmedigi,
anılan kararın sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet
hükümleriyle sınırlı oldugu anlasılmıstır.
Bu itibarla sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine
yönelik temyiz istemlerinin Özel Dairece incelenip karara baglanmadan Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcılıgınca CMK’nın 308. maddesi uyarınca itiraz yoluna basvurulamayacagı, CMK’nın 308.
maddesinin birinci fıkrasında belirtildigi üzere ancak Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karsı
itiraz Kanun yoluna gidilebilecegi, bu hâliyle Ceza Genel Kurulunca itiraz hakkında inceleme
yapılamayacagı anlasıldıgından CMK’nın 308. maddesi uyarınca öncelikle, sanıklar hakkında resmi
belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin Özel Dairece
incelenip karar verilmesi gerektiginden, dosyanın belirtilen temyiz istemleri konusunda karar verilmek
üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Ceza Genel Kurulu – Karar: 2019/299
CMK 308
Sanıklar aleyhine oldugunda süphe bulunmayan itirazın CMK’nın 308. maddesi uyarınca 30 günlük
süreye tâbi oldugu, dosya içerigine göre 19.11.2015 tarihinde baslayan itiraz süresi 19.12.2015 tarihinde
sona erdigi hâlde, Özel Daire ilamının Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgına tevdi edilmesinden 35 gün
sonra 24.12.2015 tarihinde itiraz kanun yoluna basvuruldugu görülmektedir. Bu nedenle 30 günlük
kanuni süreden sonra yapılan sanıklar aleyhindeki itirazın Ceza Genel Kurulunca görüsülmesi mümkün
degildir.
Yerel Mahkeme hükmünün Özel Daire tarafından 22.10.2015 tarih ve 359-4252 sayı ile bozulmasına
karar verildigi, Özel Daire bozma ilamının Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgına 19.11.2015 tarihinde
teslim edildigi, Özel Dairece verilen bozma ilamına karsı Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgınca
24.12.2015 tarihinde itiraz kanun yoluna basvuruldugu anlasılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itiraz yetkisi, 5271 sayılı CMK’nın olaganüstü kanun yollarının yer
aldıgı “Altıncı Kitap”,”Üçüncü Kısım”,”Birinci Bölüm”de 308. maddede düzenlenmis, maddenin birinci
fıkrasında, “Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karsı Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı, resen
veya istem üzerine, ilamın kendisine verildigi tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna
itiraz edebilir. Sanıgın lehine itirazda süre aranmaz” hükmüne yer verilmistir.
Bu düzenleme ile Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının ilamın kendisine verildigi tarihten itibaren 30 gün
içinde ceza daireleri kararlarına karsı itiraz kanun yoluna basvurabilecegi öngörülmüs, ancak sanık lehine
itirazlarda süre aranmayacagı kuralı benimsenmistir. Buna göre, sanık aleyhine sonuç doguracak sekilde
belirlenen aykırılıklarla ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısına tanınan ve olaganüstü bir kanun
yolu olan itiraz 30 günlük süre ile sınırlandırılmıs olup bu süre Özel Daire kararının Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcılıgına verildigi tarihten itibaren baslayacak, süre geçtikten sonra sanık aleyhine itiraz yoluna
gidilemeyecektir.
Bu bilgiler ısıgında ön soruna iliskin olarak yapılan degerlendirmede;
Sanıkların uyusturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine iliskin hükümlerin, sanıkların
müdafileri ve sanık C. tarafından temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Özel Dairece, adli arama kararı
veya yazılı adli arama emri bulunmaksızın sanıkların üzerlerinde gerçeklestirilen arama isleminin hukuka
aykırı oldugu, uyusturucu maddelerin, ‘suçun maddi konusu’ ve ‘suçun delili’ olarak hükme esas
alınamayacagı gözetilerek, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekmesi nedeniyle bozma kararı
verilmesinden sonra Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgınca, suç konusu uyusturucu maddelerin elde
edilmesinin hukuka uygun oldugu görüsüyle itiraz kanun yoluna basvuruldugu anlasılmaktadır. Sanıklar
aleyhine oldugunda süphe bulunmayan itirazın 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca 30 günlük
süreye tâbi oldugu, dosya içerigine göre 19.11.2015 tarihinde baslayan itiraz süresi 19.12.2015 tarihinde
sona erdigi hâlde, Özel Daire ilamının Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgına tevdi edilmesinden yaklasık
35 gün sonra 24.12.2015 tarihinde itiraz kanun yoluna basvuruldugu görülmektedir. Bu nedenle 30
günlük kanuni süreden sonra yapılan sanıklar aleyhindeki itirazın Ceza Genel Kurulunca görüsülmesi
mümkün degildir.
YARGITAY 9. CEZA DAIRESI Esas : 2018/30 Karar : 2018/30 Tarih : 19.06.2018
CMK 308. Madde
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının Itiraz Yetkisi
Itiraz yazısı ile dava dosyası incelenip geregi düsünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgı’nca Dairemiz kararına karsı yapılan itirazın, 05.07.2012 tarihli Resmi
Gazete’de yayımlanarak yürürlüge giren 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nın 308.
maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar uyarınca bir bütün olarak incelenmesinde, itirazın yerinde olmadıgı ve
kararın düzeltilmesini gerektiren bir neden bulunmadıgı anlasıldıgından; dosyanın Yargıtay Ceza Genel
Kurulu’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgı`na TEVDIINE, 19.06.2018 tarihinde
oybirligiyle karar verildi
YARGITAY 2. CEZA DAIRESI Esas : 2018/2467 Karar : 2018/5170 Tarih : 25.04.2018
CMK 308. Madde
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının Itiraz Yetkisi
Konut dokunulmazlıgını bozma suçundan suça sürüklenen çocuk … hakkında yapılan durusma sonunda;
suça sürüklenen çocugun mahkumiyetine dair Adana 1. Çocuk Mahkemesinden verilen 07.11.2017 tarih,
2017/443 – 2017/604 sayılı hükmün Dairemizin 12.02.2018 gün ve 2018/261 – 2018/1037 sayılı ilamı ile
“Suça sürüklenen çocuk hakkında 07.11.2017 tarihinde açıklanan hükümdeki sonuç ceza 1 yıl 1 ay 10
gün olarak belirlenmis ise de, 17.12.2010 tarihli ilk hükümde TCK’nın 116/1-4, 119/1-c, 31/3 ve 62/1.
maddeleri geregince 1 yıl 1 ay 10 gün olarak tayin olunan hapis cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi
geregince ertelenmesine karar verilmesi ve bu hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz
edilmesi üzerine dairemizin 30.01.2014 gün ve 2013/9148 E., 2014/2302 K. sayılı ilamı ile bozulması
karsısında, suça sürüklenen çocuk hakkında bozma kararından önce kurulan ilk hükümde hükmolunan
hapis cezasının TCK’nın 51. maddesi geregince ertelenmesine karar verildigi ve bu hususun suça
sürüklenen çocuk yararına kazanılmıs hak olusturdugu gözetilmeden, bu defa verilen hapis cezasının
ertelenmesine yer olmadıgına karar verilmesi,” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmis, bu karara karsı
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgının 26.03.2018 gün ve 3-2017/69967 sayılı yazısı ile ITIRAZ KANUN
yoluna basvurması üzerine,
Dosya incelerek geregi düsünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 6352 sayılı Yasa’nın 99. maddesi ile degisik 308. maddesi geregince yapılan
incelemede;
Dairemizin 12.02.2018 gün ve 2018/261-2018/1037 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla
Cumhuriyet Bassavcılıgının vaki itiraz sebepleri yerinde görülmediginden, CMK’nın 308/2-3. maddeleri
geregince itiraz konusunda karar verilmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek
üzere Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgına IADESINE, 25.04.2018 gününde oybirligiyle karar verildi.



