Ceza Usul Kanunu’nda, üç tür olaganüstü kanun yolu yer almaktadır. Bunlar Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcısı’nın itirazı (CMK md. 308 -m. 308/A BAM Ceza Dairelerinin kesin kararlarına karsı-), kanun
yararına bozma (CMK md. 309-310) ve yargılamanın yenilenmesi (CMK md. 311-323)’dir.
Hukuka aykırı oldugu iddiasıyla, Yargıtay Ceza Dairelerinden birinin kararının Ceza Genel Kurulunda
incelenmesi için, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı tarafından, ilgili daireye yapılan basvuruya olaganüstü
itiraz (davası); bu basvuru üzerine yapılan muhakemeye de olaganüstü itiraz muhakemesi adı verilir.
Günümüzde Yargıtay ceza dairelerinin is yogunlugu ve benzerlik tasıyan dosyaların çoklugu karsısında,
hatalar meydana gelebilmektedir. Ayrıca bazı hukuksal sorunlarda, ceza daireleri arasında görüs
ayrılıkları olabilmektedir. Bu durumun hukuk güvenligi bakımından
dogurabilecegi olumsuz sonuçların önüne geçilebilmesi yönünden olaganüstü itiraz yolu önemli bir
seçenek sunmaktadır.
II- BASVURU USULÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı, bu yetkisini re’sen veya istem üzerine kullanabilir. Bu istemin kimler
tarafından yapılabilecegi açıkça belirtilmemis oldugundan, genel olarak denetim muhakemesine
basvurma yetkisine sahip olanların, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı’nı harekete geçirebilecegi kabul
edilmektedir. Bunlar sanık, katılan, Cumhuriyet Savcısı, sanıgın yasal temsilcisi, esi ve avukatlarıdır. Bu
kisiler yazılı olarak dogrudan Yargıtay C. Bassavcılıgına basvurarak veya kararı veren yerel mahkemeye
basvurarak itiraz talebinde bulunabilirler.
Basvuru bir defayla sınırlandırılmamıstır. Dolayısıyla birden fazla itiraz basvurusu yapmak mümkündür.
Uygulamada Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgı tüm itiraz taleplerini degerlendirmekte, dosya üzerinden
inceleme yaparak, itiraza gidilmeye gerek olup olmadıgı konusunda karar vermektedir. Verilen karar,
itiraz talep eden kisiye de bildirilmektedir.
Sanık aleyhine itirazda hak düsürücü bir süre kabul edilmis ve 30 günlük süre sınırı getirilmistir. Aleyhe
itirazda otuz günlük sürenin baslangıcı, Yargıtay Ceza Dairesinin kararının Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcılıgının UYAP ekranına düstügü an iken, bu andan itibaren 30 gün içerisinde Yargıtay C.
Bassavcılıgının itiraz dilekçesini sunması gerekir. Bu sürenin geçirilmesi halinde, itiraz talebi reddedilir.
Sanık lehine itiraza gidilmesi durumunda ise, herhangi bir süre aranmamıstır. Ceza dairesinin kararından
sonra, uzun yıllar geçse de sanık lehine sartları varsa itiraza gidilebilir. Otuz günlük hak düsürücü süre
geçtikten sonra, sadece sanık lehine itiraza gidilebilir; sanık aleyhine hukuka aykırılık nedenleri ileri
sürülemez.
Yargıtay Ceza dairelerinden birinin kararına karsı Bassavcılıgın itirazı, kararda hukuki hata bulunması
nedeniyle yapılır. Yasada açıklık bulunmadıgından, Bassavcı gerek maddi hukuk ve gerekse yargılama
hukuku ihlallerini ileri sürerek itiraz yoluna gidebilmektedir. Bu yola basvurulurken, dairenin kararının
hangi yönden hukuka aykırı bulundugu itirazda açıkça belirtilmelidir.
III- ITIRAZ KONUSU OLABILECEK KARARLAR:
Yasada açıkça yazıldıgı üzere itiraz edilen karar, Yargıtay Ceza Dairesi tarafından verilmis bir karar
olmalıdır. Ceza dairesinin verdigi onama kararına, düzeltilerek onama kararına, bozma kararına veya
temyizin reddi kararına karsı itiraz yoluna gidilebilir.
Bozma kararlarına karsı bu yola basvurma imkanının olup olmasıgı yönünde tartısmalar mevcut ise de
CMK md. 308/1 ‘deki; “Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karsı… “ ibaresi
açık olup Yargıtay uygulaması da bozma kararlarına karsı itiraz yoluna gidilebilecegi yönündedir.
IV- ITIRAZ KONUSU OLAMAYACAK KARARLAR:
Yargıtay C. Bassavcısı’nın Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karsı itirazı, olaganüstü bir yasa yolu
olup, hangi hallerde bu yola basvurulacagı yasada açıklanmamakla beraber gerek yerlesmis yargısal
kararlarda, gerekse ögretide ancak sınırlı hallerde bu yola basvurulabilecegi kabul edilmistir. Örnegin,
yasada açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle “sanıgın tutukluluk halinin devamına” iliskin kararlarına
veya Özel Dairelerce ögretici ve yol gösterici nitelikte yapılan “kabule göre” bozmalara Yargıtay C.
Bassavcısı’nın itiraz yetkisinin bulunmadıgı da kabul edilmistir.
V- ITIRAZIN KAPSAMI:
CMK md. 308/1, Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karsı itiraza gidilebilecegini belirterek, her türlü
maddi ve usul hukukuna aykırılıga karsı itiraz edilebilmesinin önünü açmıstır.

Itirazın Anayasa Mahkemesine Bireysel Basvuruya Etkisi:
Bilindigi üzere Anayasamızın 148. Maddesinde yer alan düzenlemeye göre, herkes, Anayasada güvence
altına alınmıs temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa Insan Hakları Sözlesmesi kapsamındaki herhangi
birinin kamu gücü tarafından ihlal edildigi iddiasıyla Anayasa Mahkemesine basvurabilir.
Basvuruda bulunabilmek için olagan kanun yollarının tüketilmis olması sarttır. Bireysel basvuruda
bulunmak için, kanun yollarının tüketilmis olması arandıgından, itiraz yolunun tüketilip tüketilmemesi
gerektigi bir sorun olarak Anayasa Mahkemesi önüne götürülmüstür.
Anayasa Mahkemesi, 16/05/2013 günlü, 2013/2001 Basvuru nolu dosyada su hükmü vermistir: “Ceza
yargılamasında tüketilmesi gereken son basvuru yolu temyiz asaması olup, temyiz incelemesinden geçen
kararlara karsı itiraz yolu, 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi geregince Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcısı’na tanınmıstır. Dolayısıyla basvurucunun itiraz yoluna gidilmesi istemi, sadece Yargıtay
Cumhuriyet Bassavcısı’nın takdirini harekete geçirmeye yönelik bir taleptir. Bu kapsamda yapılan
basvurular bireysel basvuru öncesinde tüketilmesi gereken bir yol olarak kabul edilmediginden, bu yola
gidilmesinin bireysel basvuru süresi üzerinde herhangi bir etkisi olmayacaktır.”
Bu konuyla ilgili olarak Avrupa Insan Hakları Mahkemesinin Akçiçek – Türkiye kararı da önemlidir.
AIHM özetle, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı’na tanınmıs bu yetkinin, Yargıtay ceza dairesinin
kararını ortadan kaldırmayı amaçlayan olaganüstü bir kanun yolu/hukuki çare oldugunu (extraordinary
remedy); bu yola gidilmesi yetkisinin Bassavcıya ait oldugunu ve bundan dolayı bu yolun bireylerin
dogrudan kullanabilecekleri bir yol olmadıgını belirtmis; Basvurucular karar düzeltme yolunun
kullanılması konusunda kendiliklerinden bir karar
veremediklerinden bu yol, basvurucular bakımından erisilebilir, dolayısıyla da mevcut ve etkili bir
basvuru yolu olarak degerlendirilmemistir
VII- KESIN NITELIKTEKI BAM KARARLARINA ILISKIN CMK 308/A MADDESI:
Madde 308/A- (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karsı bölge
adliye mahkemesi Cumhuriyet bassavcılıgı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildigi
tarihten itibaren otuz gün içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanıgın lehine itirazda süre aranmaz.
Sanık aleyhine itiraz edilebilmesi için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunlu
olup, bu itiraz sanık veya müdafiine daire tarafından teblig olunur. Tebligat, ilgililerin dava dosyasından
belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur. Ilgililer, tebligden itibaren yedi gün içinde yazılı
olarak cevap verebilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını
düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri baskanlar kuruluna gönderir. Kurula
gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin baskanı veya görevlendirecegi üye tarafından
kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. Kurulun itirazın kabulüne iliskin kararları, geregi için
dairesine gönderilir. Kurulun verdigi kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye
mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire baskanları arasından belirlenen ve dört
üyeden olusan baskanlar kurulu bu incelemeyi yapar. Baskanlar kurulunun bu maddeye iliskin çalısma
usul ve esasları, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.
Bölge Adliye Mahkemeleri’nin çalısmaya baslamasının akabinde de 7035 sayılı yasanın 23. Maddesiyle
Ceza Muhakemesi Kanun’una 308/A maddesi eklenmis, BAM ceza dairelerinin kesin nitelikteki
kararlarına karsı BAM C. Savcılıgı’nca itiraz yolu açılmıs fakat CMK m.308 itirazındaki gibi kararı
veren daire dısında Ceza Genel Kurulu gibi ayrı bir itiraz mercii öngörülmemistir.
Yani CMK m.308/A’ya göre BAM ceza dairesinin kesin nitelikteki kararlarına karsı BAM C.
Savcılıgı’nın itirazı üzerine bu itirazı, kararı veren BAM ceza dairesi incelemekte, itirazı haklı görürse
kararını düzeltmekte, itirazı incelemesi için dosyayı baska bir daireye veya Yargıtay’a
göndermemektedir.
Yine burada da 30 günlük bir süre öngörülmüs, sanık lehine itiraz halinde ise süre sınırının bulunmadıgı
burada da düzenlenmistir. Örnegin yerel mahkemece hırsızlık suçundan verilen 2 yıllık cezaya karsı
istinaf yoluna basvuruldugunu istinaf isteminin esastan reddine karar verildigi varsayıldıgında 2 yıllık
ceza kesinlesmis olacaktır. (5 yıl (dahil) veya daha az hapis cezalarına karsı istinaf basvurusunun esastan
reddine dair istinaf mahkemesi kararları temyiz edilemez (CMK md. 286/2-a)) Burada yapılabilecek
olan, eger BAM C. Savcılıgı tarafından karara yönelik itirazda bulunulmamıssa, herhangi bir süre sınırı
olmaksızın BAM C. Savcılıgı’nın BAM ceza dairesinin kararına karsı itirazda bulunmasını saglamak
üzere BAM C. Savcılıgı’na basvuruda bulunmaktır.
Sonuç olarak her iki basvuru usulünde benzerlikler vardır, ancak Bölge Adliye mahkemesi Bassavcılıgı
ile Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itiraz yetkisi arasındaki en önemli fark, basvurulacak yerden
kaynaklanmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı sanıgın lehine veya aleyhine itiraz etmeye karar
verdiginde, bu itirazı kararı veren istinaf mahkemesine göndermek durumunda olup, bundan sonra
basvurabilecegi veya dosyanın gönderilebilecegi farklı bir yargı makamı öngörülmemistir. Bir baska
ifadeyle, bassavcılık itirazını yine kararı veren bölge adliye mahkemesinin ilgili ceza dairesi
inceleyecektir.
YARGITAY C. BASSAVCISI TARAFINDAN ITIRAZ EDILEMEYECEK KARARLAR NELERDIR?
Yargıtay C. Bassavcısınca itiraz edilebilecek kararla ilgili kanunda sınırlayıcı bir düzenleme
yapılmamıstır. Bu husus Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından çesitli kararlarda tartısılmıs ve birtakım
durumlarda bu yola basvurulamayacagı içtihat edilmistir. Ceza Genel Kurulu’na göre:
“Elestiriye iliskin düsüncelerin reddine iliskin özel daire kararları” itiraz edilebilir nitelikte degildir.
(YCGK 1964/5-470 E., 1964/464 K. sayılı ve 16.11.1964 tarihli kararı)
Sonuca etkili olmayacak türden hukuka aykırılıklara karsı itiraz kanun yoluna gidilemez. (YCGK
2010/2-233 E., 2010/241 K. sayılı ve 30.11.2010 tarihli kararı)
Sanıgın tutukluluk halinin devamına iliskin Yargıtay Ceza Dairesi kararlarına karsı Yargıtay C.
Bassavcılıgının itiraz yetkisi bulunmamaktadır. (YCGK 2011/3-49 E., 2011/28 K. sayılı ve 29.03.2011
tarihli kararı)
Daha önce görev uyusmazlıgı olusan ve Yargıtay tarafından merci tayini yapılan durumlarda, dosyanın
temyiz incelemesi neticesinde verilen karara karsı Yargıtay C. Bassavcısının göreve iliskin itiraz yetkisi
yoktur. (YCGK 2010/1-158 E., 2011/296 K. sayılı ve 27.12.2011 tarihli kararı)
Yerel mahkemelere ögretici ve yol gösterici nitelikte yapılan “kabule göre bozmalara karsı” Bassavcı
tarafından itiraz kanun yoluna basvurulamaz. (YCGK 2012/2-297 E., 2012/22 K. Sayılı ve 07.02.2012
tarihli kararı)
Ceza Genel Kurulu, 2015/4-70 E., 2019/66 K. sayılı ve 05.02.2019 tarihli kararında “Yargıtay
Cumhuriyet Bassavcılıgınca itiraz kanun yoluna basvurabilmesi için hukuka aykırılık halinin ciddi
boyutlara ulasması gerektigi, sonuca etkili olmayan kanuna aykırılıkların bu yöntemle denetlenmesinin,
itirazın amaç ve kapsamıyla bagdasmayacagı söylenebilecektir.” seklindeki kabulü ile itiraz kanun
yoluna basvurulacak haller bakımından genel bir sınırlamaya isaret etmistir. Buna göre itiraza konu
edilecek hukuka aykırılıgın belirli bir hukuki önem esigini asması beklenmektedir. Hukuka aykırılıgın
önemi ve ciddiyeti ise somut olayın özelliklerine göre belirlenecektir.

Usul hükümlerine aykırılık hallerine dayanan itirazlar:
Dogrudan kanun hükmüne aykırılık teskil eden veya esasa etkili usuli aykırılıklar olaganüstü itiraz
yoluna konu edilebilmektedir. Oldukça fazla örnegi bulunmakta olup en dikkat çekici olanları asagıdaki
gibi sıralanabilir;
a- Ceza dairesinin süreden sonra temyiz edildigi gerekçesiyle temyiz isteminin reddi kararına yönelik
itiraz
b- Iddianame ile baglılık kuralına aykırı verilen karara yönelik itiraz (iddianamede yazılı olmayan suçtan
ceza verilemeyecegine iliskin olarak)
c- Tutuklu sanıgın durusmada hazır bulundurulması gerektigine yönelik itiraz
d- Ceza yönünden kazanılmıs hakka aykırı verilen karara yönelik itiraz
e- Uzlastırma islemi yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulmayacagına iliskin itiraz f- Sikayetten
vazgeçmeye ragmen düsme kararı verilmesi gerektigi halde mahkumiyet hükmünün verildigi karara
yönelik itiraz
g- Mükerrer yargılama yapılıp iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulduguna yönelik itiraz h- Sanıgın
savunması alınmadan hüküm kurulduguna yönelik itiraz
Yargıtay C. Bassavcılıgının maddi hukuk hükümlerine aykırılık ile usul hükümlerine yönelik olarak
yaptıgı itirazlar, genellikle ceza daireleri tarafından kabul görmekte ve dosyalar Ceza Genel Kuruluna
gönderilmemektedir. Çünkü usule aykırılıklar çok fazla tartısma içermeyen, üzerinde genelde mutabık
kalınan konuları içermektedir.

Maddi hukuka yönelik itirazlar:
Maddi hukuka yönelik itirazların önemli bir kısmı suçların sübutuna yöneliktir. Genellikle ceza daireleri
tarafından bu itirazlar reddedilmekte ve dosyalar Ceza Genel Kuruluna gönderilmektedir. Bu nedenle
içtihat olusturması bakımından bu itirazlar önem tasımaktadır.
Oldukça fazla örnegi bulunmakta olup en dikkat çekici olanları asagıdaki gibi sıralanabilir;
a- Ceza dairesinin zamanasımı nedeniyle düsme kararı vermesi gerekirken, mahkumiyet hükmünü
onamasına yönelik itiraz
b- Tekerrür hükümlerinin sanık aleyhine yanlıs uygulandıgına yönelik itiraz c- Hüküm kurulurken
hesaplama hatası yapılarak fazla cezaya hükmolunmasına yönelik itiraz
d- Iki ayrı mahkumiyet hükmüne ragmen, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektigine yönelik
itiraz
e- Hırsızlık suçunda sanık lehine TCK 145. maddede yazılı deger azlıgının uygulanması gerektigine
yönelik itiraz
f- Sanık lehine etkin pismanlık hükümlerinin uygulanması gerektigine yönelik itiraz
g- Suç tarihinde sanıgın cezaevinde oldugu ve suçu isleyemeyecegine yönelik itiraz h- Suçun sabit
olmadıgına yönelik itirazlar
i- Insan öldürme suçunda tahrik indiriminin az olduguna yönelik itiraz

Maddi hatalara yönelik itirazlar:
Yargıtay ceza daireleri tarafından verilen hükümlerde, çesitli gerekçelerle maddi hatalar
yapılabilmektedir. Davanın taraflarının isimlerinin hatalı yazılması; dosya numaralarının yanlıs
yazılması, suç isimleri ve suç tarihlerinin yanlıs yazılması, ilamda dosya ile ilgili olmayan ifadelere yer
verilmesi gibi hataların mutlaka düzeltilmesi gerekir. Düzeltme yapılmadıgı takdirde, dosyanın infazında
sorunlar yasanabilmektedir.
Bu sorunun çözümünde, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Sekli
Hakkında Kanunu’n 8. maddesinde bir hüküm bulunmaktadır.
Maddeye göre, “Madde 8- (Ek cümle: 6/12/2006-5560/29 md.) …Yargıtay ceza daireleri ile Ceza Genel
Kurulu kararlarındaki yazıma iliskin maddi hataların düzeltilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı,
ilgili ceza dairesi veya Ceza Genel Kuruluna basvurabilir.”
Dolayısıyla, maddi hatalara yönelik olarak da itiraz yolu açıktır. Bu hüküm dogrultusunda itirazların
yapıldıgı da uygulamada görülmektedir.
VI- ITIRAZ YARGILAMASI USULÜ:

Itiraz Yargılaması:
Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı’nın itirazı üzerine dosya önce kararı veren ceza dairesine gitmektedir.
Daire, en kısa sürede itirazı incelemektedir. Bu sürenin ne kadar olacagı konusunda bir düzenleme
bulunmamaktadır. Uygulamada ceza dairelerinin birkaç aylık süre içerisinde bu incelemeyi yaptıkları
gözlemlenmektedir. Bazen benzer dosyalara yönelik itirazlarda, dairelerin bir dosyayı Genel Kurula
gönderip, diger dosyaları beklettikleri, Genel Kuruldan çıkan karara göre diger dosyalar hakkında karar
verebildigi de vakidir.
Inceleme sonucunda daire itirazı haklı görürse, verdigi kararını düzeltir ve yeni hüküm kurarak, dosyayı
mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Bassavcılıgı’na gönderir.
Daire verdigi kararında ısrar ederse, dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.
Itiraz üzerine harekete geçen Genel Kurul, incelemesini önce usuli yönden davanın kabule sayan olup
olmadıgı açısından yapar. Örnegin süre geçirildikten sonra itiraz basvurusu yapılmıssa, itirazın reddine
karar verir.
Itiraz kabule sayan görülür ise, esastan incelemeye geçilir. Yapılacak inceleme dosya üzerinden yapılır,
durusmalı inceleme yapılmaz.
Genel Kurul inceleme sonucunda, Bassavcı’nın iddiasını haklı bulmazsa itirazı esastan reddeder, geregi
için dosyayı Yargıtay C. Bassavcılıgı’na gönderir. Itirazı haklı görürse, ret, düzelterek onama, düsme
veya bozma kararı verir.
CMK md. 307/4’e göre, Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karsı Yargıtay Cumhuriyet
Bassavcısı’nın itiraz yetkisi olduguna dair kanuni bir düzenleme bulunmaması nedeniyle Ceza Genel
Kurul kararlarına karsı direnilemez, dolayısıyla ceza dairesi ve esas mahkemesi tarafından karara
uyulmalıdır.

Itiraz Gerekçesiyle Baglılık:

maddede itiraz dilekçesinin baglayıcılıgına iliskin bir kayıt olmadıgı gibi Yargıtay uygulaması da,
Genel Kurulun itiraz gerekçeleriyle baglı olmadıgı yönündedir.
Genel Kurul itiraz nedeniyle baglı degildir ancak Genel Kurul itiraz edilen sanık ve itiraz edilen suç ile
baglıdır. Itiraza konu olan ceza dairesi kararında, birden fazla sanık ve her sanıgın islemis oldugu birden
fazla suç olabilir. Yargıtay C. Bassavcılıgı, hangi sanık ve hangi suç için itiraza gitmisse, Genel Kurul o
sanık ve o suçla baglı olarak incelemesini yapmalıdır.

Itirazın Infaza Etkisi:
Her ne kadar itiraza gidilmesi infazı durdurmaz ise de, itiraz üzerine Genel Kurul, hükmen tutuklu olan
sanıgın tahliyesine karar verebilir. Verilen kararın mahiyeti geregi, sanıgın tutuklu olması açık bir
magduriyete neden olacaksa, Genel Kurul bu duruma son verebilir.

  1. Usul hükümlerine aykırılık hallerine dayanan itirazlar:
    Dogrudan kanun hükmüne aykırılık teskil eden veya esasa etkili usuli aykırılıklar olaganüstü itiraz
    yoluna konu edilebilmektedir. Oldukça fazla örnegi bulunmakta olup en dikkat çekici olanları asagıdaki
    gibi sıralanabilir;
    a- Ceza dairesinin süreden sonra temyiz edildigi gerekçesiyle temyiz isteminin reddi kararına yönelik
    itiraz
    b- Iddianame ile baglılık kuralına aykırı verilen karara yönelik itiraz (iddianamede yazılı olmayan suçtan
    ceza verilemeyecegine iliskin olarak)
    c- Tutuklu sanıgın durusmada hazır bulundurulması gerektigine yönelik itiraz
    d- Ceza yönünden kazanılmıs hakka aykırı verilen karara yönelik itiraz
    e- Uzlastırma islemi yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulmayacagına iliskin itiraz f- Sikayetten
    vazgeçmeye ragmen düsme kararı verilmesi gerektigi halde mahkumiyet hükmünün verildigi karara
    yönelik itiraz
    g- Mükerrer yargılama yapılıp iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulduguna yönelik itiraz h- Sanıgın
    savunması alınmadan hüküm kurulduguna yönelik itiraz
    Yargıtay C. Bassavcılıgının maddi hukuk hükümlerine aykırılık ile usul hükümlerine yönelik olarak
    yaptıgı itirazlar, genellikle ceza daireleri tarafından kabul görmekte ve dosyalar Ceza Genel Kuruluna
    gönderilmemektedir. Çünkü usule aykırılıklar çok fazla tartısma içermeyen, üzerinde genelde mutabık
    kalınan konuları içermektedir.
  2. Maddi hukuka yönelik itirazlar:
    Maddi hukuka yönelik itirazların önemli bir kısmı suçların sübutuna yöneliktir. Genellikle ceza daireleri
    tarafından bu itirazlar reddedilmekte ve dosyalar Ceza Genel Kuruluna gönderilmektedir. Bu nedenle
    içtihat olusturması bakımından bu itirazlar önem tasımaktadır.
    Oldukça fazla örnegi bulunmakta olup en dikkat çekici olanları asagıdaki gibi sıralanabilir;
    a- Ceza dairesinin zamanasımı nedeniyle düsme kararı vermesi gerekirken, mahkumiyet hükmünü
    onamasına yönelik itiraz
    b- Tekerrür hükümlerinin sanık aleyhine yanlıs uygulandıgına yönelik itiraz c- Hüküm kurulurken
    hesaplama hatası yapılarak fazla cezaya hükmolunmasına yönelik itiraz
    d- Iki ayrı mahkumiyet hükmüne ragmen, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektigine yönelik
    itiraz
    e- Hırsızlık suçunda sanık lehine TCK 145. maddede yazılı deger azlıgının uygulanması gerektigine
    yönelik itiraz
    f- Sanık lehine etkin pismanlık hükümlerinin uygulanması gerektigine yönelik itiraz
    g- Suç tarihinde sanıgın cezaevinde oldugu ve suçu isleyemeyecegine yönelik itiraz h- Suçun sabit
    olmadıgına yönelik itirazlar
    i- Insan öldürme suçunda tahrik indiriminin az olduguna yönelik itiraz
  3. Maddi hatalara yönelik itirazlar:
    Yargıtay ceza daireleri tarafından verilen hükümlerde, çesitli gerekçelerle maddi hatalar
    yapılabilmektedir. Davanın taraflarının isimlerinin hatalı yazılması; dosya numaralarının yanlıs
    yazılması, suç isimleri ve suç tarihlerinin yanlıs yazılması, ilamda dosya ile ilgili olmayan ifadelere yer
    verilmesi gibi hataların mutlaka düzeltilmesi gerekir. Düzeltme yapılmadıgı takdirde, dosyanın infazında
    sorunlar yasanabilmektedir.
    Bu sorunun çözümünde, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Sekli
    Hakkında Kanunu’n 8. maddesinde bir hüküm bulunmaktadır.
    Maddeye göre, “Madde 8- (Ek cümle: 6/12/2006-5560/29 md.) …Yargıtay ceza daireleri ile Ceza Genel
    Kurulu kararlarındaki yazıma iliskin maddi hataların düzeltilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı,
    ilgili ceza dairesi veya Ceza Genel Kuruluna basvurabilir.”
    Dolayısıyla, maddi hatalara yönelik olarak da itiraz yolu açıktır. Bu hüküm dogrultusunda itirazların
    yapıldıgı da uygulamada görülmektedir.
    VI- ITIRAZ YARGILAMASI USULÜ:
  4. Itiraz Yargılaması:
    Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı’nın itirazı üzerine dosya önce kararı veren ceza dairesine gitmektedir.
    Daire, en kısa sürede itirazı incelemektedir. Bu sürenin ne kadar olacagı konusunda bir düzenleme
    bulunmamaktadır. Uygulamada ceza dairelerinin birkaç aylık süre içerisinde bu incelemeyi yaptıkları
    gözlemlenmektedir. Bazen benzer dosyalara yönelik itirazlarda, dairelerin bir dosyayı Genel Kurula
    gönderip, diger dosyaları beklettikleri, Genel Kuruldan çıkan karara göre diger dosyalar hakkında karar
    verebildigi de vakidir.
    Inceleme sonucunda daire itirazı haklı görürse, verdigi kararını düzeltir ve yeni hüküm kurarak, dosyayı
    mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Bassavcılıgı’na gönderir.
    Daire verdigi kararında ısrar ederse, dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.
    Itiraz üzerine harekete geçen Genel Kurul, incelemesini önce usuli yönden davanın kabule sayan olup
    olmadıgı açısından yapar. Örnegin süre geçirildikten sonra itiraz basvurusu yapılmıssa, itirazın reddine
    karar verir.
    Itiraz kabule sayan görülür ise, esastan incelemeye geçilir. Yapılacak inceleme dosya üzerinden yapılır,
    durusmalı inceleme yapılmaz.
    Genel Kurul inceleme sonucunda, Bassavcı’nın iddiasını haklı bulmazsa itirazı esastan reddeder, geregi
    için dosyayı Yargıtay C. Bassavcılıgı’na gönderir. Itirazı haklı görürse, ret, düzelterek onama, düsme
    veya bozma kararı verir.
    CMK md. 307/4’e göre, Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karsı Yargıtay Cumhuriyet
    Bassavcısı’nın itiraz yetkisi olduguna dair kanuni bir düzenleme bulunmaması nedeniyle Ceza Genel
    Kurul kararlarına karsı direnilemez, dolayısıyla ceza dairesi ve esas mahkemesi tarafından karara
    uyulmalıdır.
  5. Itiraz Gerekçesiyle Baglılık:
  6. maddede itiraz dilekçesinin baglayıcılıgına iliskin bir kayıt olmadıgı gibi Yargıtay uygulaması da,
    Genel Kurulun itiraz gerekçeleriyle baglı olmadıgı yönündedir.
    Genel Kurul itiraz nedeniyle baglı degildir ancak Genel Kurul itiraz edilen sanık ve itiraz edilen suç ile
    baglıdır. Itiraza konu olan ceza dairesi kararında, birden fazla sanık ve her sanıgın islemis oldugu birden
    fazla suç olabilir. Yargıtay C. Bassavcılıgı, hangi sanık ve hangi suç için itiraza gitmisse, Genel Kurul o
    sanık ve o suçla baglı olarak incelemesini yapmalıdır.
  7. Itirazın Infaza Etkisi:
    Her ne kadar itiraza gidilmesi infazı durdurmaz ise de, itiraz üzerine Genel Kurul, hükmen tutuklu olan
    sanıgın tahliyesine karar verebilir. Verilen kararın mahiyeti geregi, sanıgın tutuklu olması açık bir
    magduriyete neden olacaksa, Genel Kurul bu duruma son verebilir.
  8. Itirazın Anayasa Mahkemesine Bireysel Basvuruya Etkisi:
    Bilindigi üzere Anayasamızın 148. Maddesinde yer alan düzenlemeye göre, herkes, Anayasada güvence
    altına alınmıs temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa Insan Hakları Sözlesmesi kapsamındaki herhangi
    birinin kamu gücü tarafından ihlal edildigi iddiasıyla Anayasa Mahkemesine basvurabilir.
    Basvuruda bulunabilmek için olagan kanun yollarının tüketilmis olması sarttır. Bireysel basvuruda
    bulunmak için, kanun yollarının tüketilmis olması arandıgından, itiraz yolunun tüketilip tüketilmemesi
    gerektigi bir sorun olarak Anayasa Mahkemesi önüne götürülmüstür.
    Anayasa Mahkemesi, 16/05/2013 günlü, 2013/2001 Basvuru nolu dosyada su hükmü vermistir: “Ceza
    yargılamasında tüketilmesi gereken son basvuru yolu temyiz asaması olup, temyiz incelemesinden geçen
    kararlara karsı itiraz yolu, 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi geregince Yargıtay Cumhuriyet
    Bassavcısı’na tanınmıstır. Dolayısıyla basvurucunun itiraz yoluna gidilmesi istemi, sadece Yargıtay
    Cumhuriyet Bassavcısı’nın takdirini harekete geçirmeye yönelik bir taleptir. Bu kapsamda yapılan
    basvurular bireysel basvuru öncesinde tüketilmesi gereken bir yol olarak kabul edilmediginden, bu yola
    gidilmesinin bireysel basvuru süresi üzerinde herhangi bir etkisi olmayacaktır.”
    Bu konuyla ilgili olarak Avrupa Insan Hakları Mahkemesinin Akçiçek – Türkiye kararı da önemlidir.
    AIHM özetle, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı’na tanınmıs bu yetkinin, Yargıtay ceza dairesinin
    kararını ortadan kaldırmayı amaçlayan olaganüstü bir kanun yolu/hukuki çare oldugunu (extraordinary
    remedy); bu yola gidilmesi yetkisinin Bassavcıya ait oldugunu ve bundan dolayı bu yolun bireylerin
    dogrudan kullanabilecekleri bir yol olmadıgını belirtmis; Basvurucular karar düzeltme yolunun
    kullanılması konusunda kendiliklerinden bir karar
    veremediklerinden bu yol, basvurucular bakımından erisilebilir, dolayısıyla da mevcut ve etkili bir
    basvuru yolu olarak degerlendirilmemistir
    VII- KESIN NITELIKTEKI BAM KARARLARINA ILISKIN CMK 308/A MADDESI:
    Madde 308/A- (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karsı bölge
    adliye mahkemesi Cumhuriyet bassavcılıgı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildigi
    tarihten itibaren otuz gün içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanıgın lehine itirazda süre aranmaz.
    Sanık aleyhine itiraz edilebilmesi için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunlu
    olup, bu itiraz sanık veya müdafiine daire tarafından teblig olunur. Tebligat, ilgililerin dava dosyasından
    belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur. Ilgililer, tebligden itibaren yedi gün içinde yazılı
    olarak cevap verebilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını
    düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri baskanlar kuruluna gönderir. Kurula
    gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin baskanı veya görevlendirecegi üye tarafından
    kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. Kurulun itirazın kabulüne iliskin kararları, geregi için
    dairesine gönderilir. Kurulun verdigi kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye
    mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire baskanları arasından belirlenen ve dört
    üyeden olusan baskanlar kurulu bu incelemeyi yapar. Baskanlar kurulunun bu maddeye iliskin çalısma
    usul ve esasları, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.
    Bölge Adliye Mahkemeleri’nin çalısmaya baslamasının akabinde de 7035 sayılı yasanın 23. Maddesiyle
    Ceza Muhakemesi Kanun’una 308/A maddesi eklenmis, BAM ceza dairelerinin kesin nitelikteki
    kararlarına karsı BAM C. Savcılıgı’nca itiraz yolu açılmıs fakat CMK m.308 itirazındaki gibi kararı
    veren daire dısında Ceza Genel Kurulu gibi ayrı bir itiraz mercii öngörülmemistir.
    Yani CMK m.308/A’ya göre BAM ceza dairesinin kesin nitelikteki kararlarına karsı BAM C.
    Savcılıgı’nın itirazı üzerine bu itirazı, kararı veren BAM ceza dairesi incelemekte, itirazı haklı görürse
    kararını düzeltmekte, itirazı incelemesi için dosyayı baska bir daireye veya Yargıtay’a
    göndermemektedir.
    Yine burada da 30 günlük bir süre öngörülmüs, sanık lehine itiraz halinde ise süre sınırının bulunmadıgı
    burada da düzenlenmistir. Örnegin yerel mahkemece hırsızlık suçundan verilen 2 yıllık cezaya karsı
    istinaf yoluna basvuruldugunu istinaf isteminin esastan reddine karar verildigi varsayıldıgında 2 yıllık
    ceza kesinlesmis olacaktır. (5 yıl (dahil) veya daha az hapis cezalarına karsı istinaf basvurusunun esastan
    reddine dair istinaf mahkemesi kararları temyiz edilemez (CMK md. 286/2-a)) Burada yapılabilecek
    olan, eger BAM C. Savcılıgı tarafından karara yönelik itirazda bulunulmamıssa, herhangi bir süre sınırı
    olmaksızın BAM C. Savcılıgı’nın BAM ceza dairesinin kararına karsı itirazda bulunmasını saglamak
    üzere BAM C. Savcılıgı’na basvuruda bulunmaktır.
    Sonuç olarak her iki basvuru usulünde benzerlikler vardır, ancak Bölge Adliye mahkemesi Bassavcılıgı
    ile Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının itiraz yetkisi arasındaki en önemli fark, basvurulacak yerden
    kaynaklanmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı sanıgın lehine veya aleyhine itiraz etmeye karar
    verdiginde, bu itirazı kararı veren istinaf mahkemesine göndermek durumunda olup, bundan sonra
    basvurabilecegi veya dosyanın gönderilebilecegi farklı bir yargı makamı öngörülmemistir. Bir baska
    ifadeyle, bassavcılık itirazını yine kararı veren bölge adliye mahkemesinin ilgili ceza dairesi
    inceleyecektir.
    YARGITAY C. BASSAVCISI TARAFINDAN ITIRAZ EDILEMEYECEK KARARLAR NELERDIR?
    Yargıtay C. Bassavcısınca itiraz edilebilecek kararla ilgili kanunda sınırlayıcı bir düzenleme
    yapılmamıstır. Bu husus Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından çesitli kararlarda tartısılmıs ve birtakım
    durumlarda bu yola basvurulamayacagı içtihat edilmistir. Ceza Genel Kurulu’na göre:
    “Elestiriye iliskin düsüncelerin reddine iliskin özel daire kararları” itiraz edilebilir nitelikte degildir.
    (YCGK 1964/5-470 E., 1964/464 K. sayılı ve 16.11.1964 tarihli kararı)
    Sonuca etkili olmayacak türden hukuka aykırılıklara karsı itiraz kanun yoluna gidilemez. (YCGK
    2010/2-233 E., 2010/241 K. sayılı ve 30.11.2010 tarihli kararı)
    Sanıgın tutukluluk halinin devamına iliskin Yargıtay Ceza Dairesi kararlarına karsı Yargıtay C.
    Bassavcılıgının itiraz yetkisi bulunmamaktadır. (YCGK 2011/3-49 E., 2011/28 K. sayılı ve 29.03.2011
    tarihli kararı)
    Daha önce görev uyusmazlıgı olusan ve Yargıtay tarafından merci tayini yapılan durumlarda, dosyanın
    temyiz incelemesi neticesinde verilen karara karsı Yargıtay C. Bassavcısının göreve iliskin itiraz yetkisi
    yoktur. (YCGK 2010/1-158 E., 2011/296 K. sayılı ve 27.12.2011 tarihli kararı)
    Yerel mahkemelere ögretici ve yol gösterici nitelikte yapılan “kabule göre bozmalara karsı” Bassavcı
    tarafından itiraz kanun yoluna basvurulamaz. (YCGK 2012/2-297 E., 2012/22 K. Sayılı ve 07.02.2012
    tarihli kararı)
    Ceza Genel Kurulu, 2015/4-70 E., 2019/66 K. sayılı ve 05.02.2019 tarihli kararında “Yargıtay
    Cumhuriyet Bassavcılıgınca itiraz kanun yoluna basvurabilmesi için hukuka aykırılık halinin ciddi
    boyutlara ulasması gerektigi, sonuca etkili olmayan kanuna aykırılıkların bu yöntemle denetlenmesinin,
    itirazın amaç ve kapsamıyla bagdasmayacagı söylenebilecektir.” seklindeki kabulü ile itiraz kanun
    yoluna basvurulacak haller bakımından genel bir sınırlamaya isaret etmistir. Buna göre itiraza konu
    edilecek hukuka aykırılıgın belirli bir hukuki önem esigini asması beklenmektedir. Hukuka aykırılıgın
    önemi ve ciddiyeti ise somut olayın özelliklerine göre belirlenecektir.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir