
Kasten öldürmeye tesebbüs, fail tarafından insan hayatına kasten son vermeye elverisli bir hareket icra
edilmesine ragmen ölüm sonucunun gerçeklesmemesi halinde söz konusu olur. Kasten öldürme suçu,
neticesi hareketten ayrılabilen ve bu nedenle tesebbüse elverisli bir suç tipidir. Insan hayatına son
vermeye yönelen eylem nedeniyle magdur öldügü takdirde fail kasten öldürme suçu nedeniyle
cezalandırılmaktadır. Öldürme kastıyla hareket edilmesine ragmen magdurun yasaması halinde ise fail,
kasten öldürme suçuna tesebbüs hükümleri çerçevesinde cezalandırılmaktadır. Örnegin, öldürme kastıyla
hareket ederek silahla veya bıçakla magdura darbe vuran fail magdurun ölümüne yol açmamıssa (TCK
m.81 veya TCK m.82 ve TCK m.35’e göre) kasten öldürmeye tesebbüs hükümleri geregi
cezalandırılacaktır.
Uygulamada, fail tarafından islenen fiilin “kasten yaralama suçu” mu yoksa “kasten insan öldürmeye
tesebbüs” mü oldugu konusunda mahkeme kararlarına yansıyan oldukça ciddi tartısmalar yasanmaktadır.
Kasten yaralama suçu ile kasten öldürmeye tesebbüs suçu arasındaki ayırıcı temel nokta her bir suçun
manevi unsurunun, yani kastın farklılıgıdır. Kasten yaralama suçunda daha hafif sonuç (darp ve
yaralama) istenilmis olup daha agır sonuç (ölüm) fail tarafından istenilmis degildir. Fail, daha agır
sonucun, yani ölümün, gerçeklesmesini istedigi takdirde, kastının insan öldürmeye yönelik oldugu kabul
edilir ve fail kasten öldürme suçuna tesebbüs nedeniyle cezalandırılır.
Ceza hukukunda suça tesebbüs, islenmesi amaçlanan bir suçun kanunda yazılı icra hareketlerine
basladıktan sonra failin iradesi dısındaki sebeplerle suçun tamamlanamamasıdır (TCK md.35). Kasten
öldürmeye tesebbüs iki sekilde meydana gelir:
Fail, icra hareketlerine baslamıs, ancak elinde olmayan nedenlerle icra hareketleri yarıda kalmıs ise
kasten öldürme suçuna tesebbüs edilmis olur.
Fail, icra hareketlerini tamamlamasına ragmen failin iradesi dısındaki engel bir sebepten neticenin
meydana gelmemesi halinde de kasten öldürmeye tesebbüs edilmis olur.
Kasten öldürme suçuna tesebbüsün cezası; suça tesebbüs hükümlerini düzenleyen TCK m.35 ile insan
öldürme suçunu düzenleyen TCK m.81 (basit öldürme) veya TCK m.82 (nitelikli öldürme) hükümlerinin
birlikte uygulanmasıyla hesaplanmaktadır.
KASTEN ÖLDÜRMEYE TESEBBÜSÜN UNSURLARI NELERDIR?
Kasten öldürmeye tesebbüsün en önemli ve ayırıcı unsuru failin kastıdır. 5237 sayılı TCK’nın 21/1.
maddesine göre, kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçeklestirilmesi olup
failin iç dünyasını ilgilendirmektedir. Failin kastı, büyük ölçüde icra ettigi eylemin özelliklerine göre
belirlenmektedir. Kasten öldürmeye tesebbüs sartlarının olusup olusmadıgı veya failin kastının
öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik oldugu, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası
davranısları ölçü alınarak somut olayın özelligine göre hakim tarafından tespit edilmelidir. Yargıtay’a
göre kasten öldürmeye tesebbüsün varolup olmadıgı su kriterler dikkate alınarak belirlenir
(YCGK-K.2008/184):
Taraflar arasında husumet bulunup bulunmadıgı,
Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverisli bulunup bulunmadıgı,
Magdurdaki darbe sayısı ve siddeti,
Darbelerin vuruldugu bölgenin hayati önem tasıyıp tasımadıgı
Failin magdura dönük fiiline kendiliginden mi, yoksa kendisi dısındaki engel bir sebepten dolayı mı son
verdigi,
Failin olay sonrası magdura yönelik davranısları.
Yargıtay tarafından belirlenen kıstaslar sınırlayıcı olmayıp her somut olayda kıstaslar yorumlanabilir.
Somut bir olayda birden fazla kriter gerçeklesmesine ragmen kasten öldürmeye tesebbüs suçunun
gerçeklemedigine de karar verilebilir. Hakim, failin bilerek ve isteyerek hangi suçu islemeyi kastettigini,
failin icra ettigi hareketlerine bakarak tespit etmelidir. Failin kastının tam belirlenemedigi hallerde ise
“süpheden sanık yararlanır” ilkesi geregi, sanıgın lehine yorum yapılarak kastın öldürmeye degil,
yaralamaya yönelik oldugu kabul edilmelidir.
Failin icra ettigi fiilin adam öldürmeye tesebbüs veya yaralama suçu olup olmadıgı hususunda
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında yer alan kriterler asagıda açıklanmıstır:
- Suçu isleyen fail ile suçun magduru arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin
bulunup bulunmadıgı: Magdur ile fail arasında olay öncesine dayalı öldürmeyi gerektirir husumet varsa,
bu durum fiilin adam öldürmeye tesebbüs suçu teskil edebilecegine dair bir emaredir. Yargıtay
uygulamasına göre husumet; söz, tutum veya davranıslarla meydana gelebilir. Husumetin kaynagı her
türlü insan iliskisi olabilir. Anlasmazlık, gerginlik, sürtüsme içeren her türlü fiil husumet nedeni olarak
kabul edilebilmektedir. Husumetin derecesi, kasten öldürme suçuna yol açabilecek boyutta olmalıdır.
Özellikle belirtelim ki; husumet olaysal olarak degerlendirilmelidir, örnegin hayvanların komsusunun
bahçesine girmesi nedeniyle olusan gerginlik, kardesin darp edilmesi husumet olarak kabul edilmektedir.
Ancak, magdur ile sanıgın anlık hakaretlesmesi, önceden alacak-verecek meselesinin bulunması kasten
öldürmeye tesebbüs için aranan husumet kriterini karsılamamaktadır. Özetle, taraflar arasında bir
husumet bulunsa dahi, kasten öldürmeye tesebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için bu husumetin
öldürmeyi gerektirir nitelikte/derecede olması gerekir.
Sanık … ile katılan …’ün olaydan uzunca bir süre önce sanıga lakap takma meselesinden dolayı kavga
ettikleri, olay tarihinde; sanıgın katılanı markete girerken gördügü, katılanın çıkısını bekledigi, kendisine
olaydan yaklasık bir ay kadar önce küfür ettigini ögrenmesi sebebiyle çıkısta katılanın marketin yan
tarafındaki ara sokaga çagırdıgı, burada kendisine küfür edip etmedigini sordugu, katılanın kendisine
“küfrettim, iyi yaptım” seklinde cevaplar vermesine sinirlenen sanık …’in, cebinden çıkardıgı ve ele
geçmeyen bıçagı katılana dogru sallamaya basladıgı, sanıgın bu eylemi neticesinde katılanın, sol ön
kolundan, karın ve bel bölgesinden yaralandıgı, olayın oldugu sokaktan birlikte çıktıkları, sanıgın
katılana “bir daha seni burda görmeyecegim” dedigi, katılanın bisikletine binerek sanıgın ise yaya olarak
olay yerinden uzaklastıkları, katılanın sadece karnından aldıgı bıçak darbesi nedeniyle olusan
yaralanmanın hayati tehlikeye sebep oldugu olayda; sanıgın katılanı o an öldürmesine ve eylemine
devam etmesine herhangi bir engel olmamasına ragmen eylemine son vermesi, sanık ile katılan arasında
önceye dayalı husumetin öldürmeyi gerektirecek nitelikte olmadıgı dikkate alınarak, sanıgın eylemi ile
ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik oldugu anlasılmıstır (Y1CD-K.2021/5876). - Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverisli olup olmadıgı: Kullanılan suç aletinin mahiyeti
itibariyle adam öldürmeye elverisli olması halinde, örnegin, bıçakla veya silahla insan bedenine yönelik
saldırılar, diger kosullarda varsa suçun kasten adam öldürmeye tesebbüs olarak nitelenmesine imkan
verir. Failin fiili islerken kullandıgı silahın öldürmeye elverisli olması kasten öldürmeye tesebbüs
kastıyla hareket edildigi noktasında önemli bir emaredir. Silahın yapısı ve türü dısında, kullanılıs biçimi
de kastın belirlenmesinde dikkate alınır. Örnegin, silahın etkisiz oldugu uzak bir mesafeden ates edilmesi
halinde kasten öldürmeye tesebbüs edildigi ileri sürülemez.
Sanıgın suçu islemeye elverisli 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan bıçakla
magdur …’de hedef aldıgı vücut bölgesi nazara alındıgında, sanık …’ın eylemi ile açıga çıkan kastının
öldürmeye yönelik oldugu, bu nedenle kasten öldürmeye tesebbüs suçundan cezalandırılması gerektigi
gözetilmeksizin, suç vasfında hataya düsülerek sanıgın nitelikli kasten yaralama suçundan
cezalandırılmasına karar verilmesi, bozma nedenidir (Y1CD-K.2021/9125). - Magdurdaki darbe sayısı, siddeti ve darbenin yönü: Magdura yönelik fiilin islenme sekli de önemlidir.
Örnegin, tek bıçak darbesiyle derin olmayan bir yaralama fiili, kasten adam öldürmeye tesebbüs suçunun
olusumuna vücut vermez. Ancak, derin birkaç bıçak darbesi fiilin yaralama suçundan kasten adam
öldürmeye tesebbüs suçuna dönüsmesine neden olur. Failin darbelerin yönünü bilerek ve isteyerek tayin
edip etmediginin tespiti suç kastının anlasılması açısından önemlidir. Örnegin, bas ve gögüs bölgesine
isabet ettirme imkanı varken magduru bacaklarından yaralayan fail, kasten yaralama suçu hükümlerine
göre cezalandırılacaktır, magdurun ölümü halinde ise fail neticesi sebebiyle agırlasmıs yaralama
hükümleri geregi cezalandırılacaktır.
Sanık … hakkında magdur …’e yönelik eyleminde magdura isabet eden darbe sayısı, onu sırtından,
batından, gögüsten ve koldan olmak üzere 4 yerinden bıçaklamıs olması, darbelerin siddeti, kullanılan
bıçagın öldürmeye elverisli olması, darbelerin çogunlugunun hayati bölgelere yönelmesi ve sonuçta
katılanın hayati tehlike geçirmis olması nedenleri ile eyleminin kasten öldürmeye tesebbüs olarak
nitelendirilmesi gerekirken, yanılgılı degerlendirme ile yazılı sekilde kasten yaralama suçundan ceza
verilmesi, bozma nedenidir (Y1CD-K.2018/417).
Engel hal bulunmamasıyla birlikte darbe sayısının tek olusu ve yara yerine göre sanık …’un, öldürme
kastını açıga çıkaran kesin ve inandırıcı delil bulunmadıgı anlasılmakla; sanıgın kasten yaralama sonucu
ölüme neden olma suçundan TCK’nin 87/4. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca ve aynı Kanunun 61.
maddesi geregince üst sınıra yakın bir temel ceza ile cezalandırılması yerine, yazılı sekilde kasten
öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi bozma nedenidir (Y1CD-K.2019/5491). - Darbelerin vuruldugu bölgenin hayati önem tasıyıp tasımadıgı: Insan vücudunun hayati önem tasıyan
bölgelerine vurulması adam öldürme kastıyla hareket edildigini gösterir. Örnegin, silahla iç organların
bulundugu bölgelere ates edilmesi fiilin adam öldürmeye tesebbüs suçu olarak nitelenmesine neden olur.
Sanık ile katılan arasında önceye dayalı husumet olduguna dair bir belirleme yapılamamakla birlikte olay
anından önce köydeki su sıkıntısı yüzünden tartısma yasanması ve sanıgın katılana küfredip bagırmıs
olması, suçta kullanılan tabancanın niteligi göz önüne alındıgında öldürmeye elverisli vasıta kullanılması,
sanıgın katılanın bel bölgesini hedefleyerek iki kez ates etmesi, mermilerden birinin isabet ettigi vücut
bölgesinin yeri, katılanın sol bel bölgesine isabet eden atesli silah mermi çekirdeginin sol fleksuar
lateralde yaklasık 5 cm’lik kolon ve sol böbrek etrafındaki dokuların yaralanmasına neden olarak
yasamsal tehlike dogurmus olması, ilk atıstan sonra tanık …’ın sanıga müdahale ederek tabancayı elinden
almaya çalıstıgı sırada sanıgın ikinci kez ates etmesi karsısında; sanıgın olay öncesi, olay esnası ve
sonrasındaki davranısları bir bütün olarak degerlendirildiginde sanıgın eyleme baglı olarak ortaya çıkan
kastının öldürmeye yönelik oldugunun kabulü gerekmektedir (YCGK-Karar:2020/357). - Failin magdura dönük fiiline kendiliginden mi, yoksa kendisi dısındaki engel bir sebepten dolayı mı
son verdigi: Fail, fiili isledigi sırada magdura daha fazla zarar verme imkanı varken baska bir engel
olmadıgı halde kendiliginden fiiline son vermisse, o ana kadar magdura yönelik darbeler de ciddi bir
boyutta degilse, bu durum, failin yaralama kastıyla hareket ettigine dair bir kriter olarak kabul edilir.
Ancak, fail dısardan gelen engel bir sebepten dolayı fiili gerçeklestirememis veya fiiline son vermisse, bu
durum, kasten öldürmeye tesebbüs suçu için bir kriter olarak kabul edilir.
Katılanın hayati bölgeleri yerine bacaklarına dogru ates edilerek yaralanması, taraflar arasında önceye
dayalı öldürmeyi gerektiren bir husumet bulunmaması, katılan yaralandıktan sonra sanıgın engel hal
bulunmamasına ragmen eylemini devam ettirmemesi, uzmanlık raporuna göre atısın uzak atıs
mesafesinden yapılmıs olması hususları birlikte degerlendirildiginde, mahkemenin bu yöndeki (kasten
yaralama) kabul, gerekçe ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemistir (Y1CD-K.2021/7353). - Failin olay sonrası magdura yönelik davranısları: Fail olaydan sonra magdurun hayatta kalması için
yardımcı olmussa, örnegin silahla yaralama neticesinde kan kaybeden magduru hastaneye götürmüs veya
ambulans çagırmıssa fiil adam öldürmeye tesebbüs suçu olarak degil, yaralama suçu olarak nitelenebilir.
Sanıkların olay günü babasına ait terzi dükkanında oturmakta olan katılana “Sincar’ın oglu sen misin”
diye sorup, evet diye yanıtlaması üzerine hep birlikte saldırarak, kafatasında açık çökme kırıgı, bas
bölgesinde 7 adet kesi ve hayati tehlike olusturacak sekilde yaraladıkları olayda; olay yerinde kanlı tas
bulunması, sanıkların ellerinde tas, silah ve makas oldugu halde hep birlikte katılana vurduklarına ve bir
kısım sanıklar tarafından tutularak engellendiklerine dair tanık anlatımları, doktor raporları, teshis
tutanakları, hedef alınan bölge, sanıklar ile katılanın ailesi arasındaki husumet ile sanıkların olay sonrası
davranısları hep birlikte degerlendirildiginde; mahkemenin sanıkların fikir ve eylem birligi içerisinde
hareket ettiklerine dair kabul, gerekçe ve takdirinde bir isabetsizlik yoktur (Y1CD-K.2017/4917).
7.Magdur ile sanık arasındaki mesafe ve hedef gözetme imkanının olup olmadıgı: Fail ile magdur
arasındaki mesafe kısa ise failin magduru daha kolay öldürme imkanı vardır. Fail, kısa mesafeye ragmen
hedef gözeterek öldürücü bir darbe vurmamıssa, kasten öldürmeye tesebbüs suçu degil, kasten yaralama
suçu tartısılabilir.
Olay günü sanıgın üzerinde bulundurdugu ruhsatsız silah ile magdurun çalıstıgı is yerine geldigi, kapı
önünde duran magdura silahla ates ederek onu sol femur bölgesinden hayati tehlike geçirmeyecek ancak
basit tıbbi müdahale ile giderilemez sekilde yaraladıgı ve akabinden olay yerinden ayrıldıgı anlasılan
olayda; magdur ile sanıgın aralarındaki mesafe, hedef gözetme imkanı, meydana gelen yaralamanın
boyutu ve eylemine kendi iradesiyle son vermis olması hususları hep birlikte degerlendirildiginde;
sanıgın eylemi ile ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik oldugu, bu nedenle silahla kasten yaralama
suçundan alt sınırdan uzaklasılarak hüküm kurulması yerine suç vasfında yanılgıya düsülerek yazılı
sekilde kasten öldürmeye tesebbüs suçundan hüküm kurulması, bozma nedenidir (Y1CD-K.2021/738).
KASTEN ÖLDÜRMEYE TESEBBÜS SUÇUNUN CEZASI
Kasten öldürme suçu, basit (TCK m.81) ve nitelikli hallere (TCK m.82) göre cezalandırılan bir suç
tipidir. Kasten öldürme suçuna tesebbüs halinde failin cezası, basit veya nitelikli hallerden hangisine
tesebbüs ettigine göre belirlenir. Kasten öldürmeye tesebbüs suçunun cezası su sekilde belirlenir: - Basit Kasten Öldürme Suçuna Tesebbüsün Cezası: Kasten öldürme suçunun TCK m.81’de yer alan
temel/basit sekline tesebbüs halinde, failin cezası 10 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasıdır. - Nitelikli Kasten Öldürme Suçuna Tesebbüsün Cezası: Kasten öldürme suçunun TCK 82’de yer alan
asagıdaki nitelikli hallerine tesebbüs halinde, failin cezası 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezasıdır. Kasten
öldürmenin asagıdaki biçimlerde islenmesi halinde, kasten öldürme suçunun TCK m.82’de yer alan
nitelikli halleri meydana gelir:
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah
kullanmak suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da es, bosandıgı es veya kardese karsı,
e) Çocuga ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kisiye karsı,
f) Gebe oldugu bilinen kadına karsı,
g) Kisinin yerine getirdigi kamu görevi nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya islenmesini kolaylastırmak ya da yakalanmamak
amacıyla,
i) Bir suçu isleyememekten dolayı duydugu infialle,
j) Kan gütme saikiyle,
k) Töre saikiyle.
Örnegin, töre saikiyle hareket ederek veya tasarlayarak kasten öldürmeye tesebbüs eden fail, ölüm
sonuçu gerçeklesmedigi takdirde kasten öldürme suçunun nitelikli haline tesebbüs ettiginden 14 yıldan
21 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.
Kasten Öldürmeye Tesebbüs Suçunda Haksız Tahrik Indirimi
Haksız tahrik, failin magdurdan kaynaklanan bir fiilin meydana getirdigi elem, üzüntü veya öfkenin
etkisiyle suçu islemesidir. Kasten öldürmeye tesebbüs suçunun haksız tahrik altında islenmesi halinde
fail hakkında ceza indirimi uygulanır.
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için genel sartlar sunlardır:
Haksız tahrik olusturan bir fiil bulunmalı,
Tahrike neden olan fiil haksız olmalı,
Fail öfke veya siddetli elemin etkisi altında kalmalı,
Failin isledigi fiil bu ruhi durumun tepkisi olmalı,
Haksız tahrik olusturan fiil, magdurdan kaynaklanmalıdır.
Haksız tahrik altında kasten öldürme suçuna tesebbüs halinde, faile verilecek cezada haksız tahrikin
derecesine göre 1/4 oranı ile 3/4 oranı arasında bir indirim uygulanır. Örnegin, kasten öldürmeye
tesebbüs suçu neticesinde 10 yıl ceza mahkumiyeti alabilecek bir sanık, suçu haksız tahrik altında
islemisse haksız tahrik indirimi neticesinde cezası 2 yıl 6 ay ila 7 yıl 6 ay arasında degisecektir. Haksız
tahrikin derecesi, yani haksız tahrikin agırlıgı yapılacak indirimin oranını da belirler.
Kasten Öldürmeye Tesebbüs Suçunda Mesru Müdafaa (Savunma)
Mesru müdafaa (savunma) magdurun faile veya failin yakınlarına veya failin malvarlıgına dönük
gerçeklestirdigi bir saldırıya karsı failin saldırı ile orantılı bir biçimde kendisini savunmak üzere failin
cevap vermesidir.
Mesru savunma hükümlerinin uygulanabilmesi için genel sartlar sunlardır:
Mesru savunma için bir saldırı bulunmalıdır,
Saldırı haksız bir saldırı olmalıdır,
Saldırı mesru müdafaa ile korunabilecek bir hakka yönelmeli,
Mesru müdafaada saldırı ile savunma eszamanlı olmalı,
Mesru müdafaa için savunma zorunlu olmalıdır,
Mesru savunma saldırana karsı yapılmalıdır,
Mesru müdafaada saldırı ile savunma orantılı olmalıdır.
Kasten öldürmeye tesebbüs suçu, mesru müdafaa halinde islenirse faile ceza verilemez.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli para cezası, islenen bir suça karsılık hapis cezasıyla birlikte veya tek basına uygulanabilen bir
yaptırım türüdür. Kasten öldürme suçuna tesebbüs hükümleri uygulandıgı ortaya çıkan sonuç ceza
nedeniyle, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün degildir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi
içerisinde sonuç dogurmaması, denetim süresi içerisinde belli kosullar yerine getirildiginde ceza
kararının hiçbir sonuç dogurmayacak sekilde ortadan kaldırılması davanın düsmesine neden olan bir ceza
muhakemesi kurumudur. Kasten öldürme suçuna tesebbüs nedeniyle hükmedilen hapis cezasının bazı
durumlarda haksız tahrik uygulanması ndeniyle 2 yıl veya altında olması halinde hükmün açıklanmasının
geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.
Ceza ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden sartlı olarak
vazgeçilmesidir. Kasten öldürme suçuna tesebbüs nedeniyle hükmedilen hapis cezasının bazı durumlarda
haksız tahrik uygulanması ndeniyle 2 yıl veya altında olması halinde hükmün açıklanmasının geri
bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.
Suçun Sikayet Süresi, Zamanasımı ve Uzlasma
Uzlasma, suç isnadı altındaki sahıs ile suçun magduru olan sahsın bir uzlastırmacı aracılıgıyla iletisim
kurarak anlasmasıdır. Kasten öldürmeye tesebbüs suçu, uzlasmaya tabi suçlardan degildir.
Kasten öldürme suçuna tesebbüs, sikayete tabi suçlar arasında yer almaz. Sikayetten vazgeçme, ceza
davasının düsmesi sonucunu dogurmaz. Suç, savcılık tarafından resen sorusturulmalıdır. Sikayet hakkı,
dava zamanasımı süresinde kullanılabilir.
Dava zamanasımı, suçun islendigi tarihten itibaren belli bir süre geçtigi halde dava açılmamıs veya dava
açılmasına ragmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamıs ise ceza davasının düsmesi sonucunu doguran
bir ceza hukuku kurumudur. Kasten öldürme suçuna tesebbüs yargılamalarında olagan dava zamanasımı
süresi 25 yıldır.
Uygulamadan Örneklerle Yargıtay’ın Yaklasımı
Bu kriterler pratikte su sekilde yorumlanır:
Hayati Bölgeye Saldırı: Yargıtay, genellikle gögüs, kafa veya boyun gibi hayati bölgelere bıçakla veya
atesli silahla yapılan saldırıları, öldürme kastının en belirgin isareti olarak kabul eder. Magdurun,
zamanında yapılan tıbbi müdahale sayesinde hayatta kalması, eylemin “öldürmeye tesebbüs” olarak
nitelendirilmesini engellemez.
Isabet Etmeyen Atıslar: Atesli silahla yapılan saldırılarda, merminin isabet etmemesi veya hayati bir
tehlike yaratmaması, failin öldürme kastı olmadıgı anlamına gelmez. Kullanılan silahın niteligi, atıs
mesafesi ve hedef gözetilip gözetilmedigi gibi unsurlar, isabet olmasa dahi kastın öldürmeye yönelik
oldugu sonucuna götürebilir.
Failin Pismanlık Gösteren Davranısları: Failin, saldırıdan sonra magduru hastaneye götürmesi veya
pismanlık göstermesi gibi eylemler, cezada indirim nedeni olarak dikkate alınabilir. Ancak bu durum,
eylemin en basındaki öldürme kastının varlıgını her zaman ortadan kaldırmaz; olayın baslangıcındaki
niyet yine de ayrıca degerlendirilir.
Kasten Öldürmeye Tesebbüs Cezası Paraya Çevrilir Mi?
Kasten öldürmeye tesebbüs cezası paraya çevrilemez. TCK madde 50’ye göre, asagıdaki durumlarda
hapis cezası para cezasına çevrilemez:
Üst sınırı bes yıldan fazla olan hapis cezaları
Kisilere karsı islenen suçlarda verilen hapis cezaları
Kasten öldürme ve kasten yaralama gibi suçlarda verilen cezalar
Bu nedenle, kasten öldürmeye tesebbüsten hüküm giyenler cezalarını infaz kurumunda çekmek
zorundadır.
YARALAMA SUÇU ILE ARASINDAKI FARKLAR
Kasten insan öldürme suçuna tesebbüs suçu teknik olarak kasten yaralama suçu ile çesitli benzerlikler
göstermektedir. Aslında öldürmeye tesebbüs de bir nevi yaralamadır. Bu noktada bir suça ne sekilde
tesebbüs edilebilecegini açıklamak gerekmektedir. Suça tesebbüs, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 35.
maddesinde yer almaktadır. Buna göre kisi, islemeyi kastettigi bir suçu elverisli hareketlerle dogrudan
dogruya icraya baslayıp da, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise tesebbüsten dolayı sorumlu
tutulacak ve daha az ceza verilecektir. Yani kisiye öncelikle kasten öldürmeden ceza verilecek daha sonra
tesebbüs nedeniyle cezası indirilecektir.
Bu noktada kasten öldürmeye tesebbüs ile kasten yaralama arasındaki en büyük fark kast unsurudur. Fail
öldürme kastıyla hareket ettiyse öldürmeye tesebbüsten ceza verilecektir. Ancak kisinin kastı yaralama
ise bu suçtan ceza verilecektir. Kasten öldürmeye tesebbüsün cezası agırlastırılmıs müebbet hapis cezası
yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbes yıla kadar hapis
cezasıdır. Ancak kasten yaralamada ise verilecek ceza fiil ve magdura göre degisecek olsa da kasten
öldürmeye tesebbüsün cezasına oranla çok da hafif bir hapis cezasıdır.
Yargıtay her iki suçu ayırt edebilecek çesitli ölçütler koymustur. Buna göre; fail ile magdur arasındaki
husumetin nedeni ve niteligi, failin suçta kullandıgı aracın mahiyeti, atıs veya darbe sayısı ile mesafesi,
magdurun vücudunda olusan yaraların yerleri ile nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkanı olup
olmadıgı, olayın akısı ve sebebi ve failin islemeyi kastettigi suçun olusmasına iradesine dısında engel bir
halin bulunup bulunmadıgı hususları, adam öldürmeye tesebbüs ve yaralama suçlarını birbirinden ayıran
ölçütler olarak belirlenmistir
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.07.2008 tarihli ve 2008/1-88 E., 2008/184 K. sayılı kararına göre
kasten öldürme kastının olusabilmesi için su sartlar gereklidir.
a) Fail ile magdur arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup
bulunmadıgı,
b) Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverisli olup olmadıgı,
c) Magdurdaki darbe sayısı ve siddeti,
d) Darbelerin vuruldugu bölgenin hayati önem tasıyıp tasımadıgı,
e) Failin fiiline kendiliginden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdigi,
f) Olay sonrası magdura yönelik davranısları, baska bir anlatımla olayın kendine özgü tüm özellikleri
dikkate alınarak saptanmalıdır.
Bu nedenle her somut olay kendi içerisinde kendi dinamiklerine göre degerlendirilmelidir. Savunma
hakkının eksiksiz kullanılması adına her iki suçun da ceza hukuku alanında ihtisas yapmıs müdafilerce
incelenerek savunma yapılması hayati önem arz etmektedir.



